Galip Önlü

Neler Oluyor? (Venezuela, Grönland ve İran)

Galip Önlü

Değerli arkadaşlar ABD seçimlerinde eğer Trump başkan seçilirse dünyada savaşın eksik olmayacağını belirtmiştim ve ben şahsen Trump’ın seçilmesini hiç istemiyordum. Fakat arkasındaki silah ve şirket baronları sayesinde Trump başkan olmuştu.

Trump son zamanlarda bilindiği üzere Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun uyuşturucu kartelleriyle hareket ettiğini beyan ediyordu. Öncelikle bu konuya kısaca değineceğim.

Deniliyor ki Venezuela halkı yıllarca aç perişan bir halde idi. Bu doğru…

Bana göre Türkiye, Venezuela’ya karşılıksız yiyecek, içecek ve maddi imkanlar sağlamasaydı Venezuela insanının bir çoğu açlıktan ölecekti.

Venezuela dünyada en büyük petrol sahibi ülkelerden biri ama ABD bir gram petrol sattırmıyordu. 1 gram altın sattırmıyordu. Sonra da Maduro ülkeyi açlığa mahkûm etti deniliyordu.

Hayır, halkı bilerek açlığa mahkum eden sensin ABD…

ABD’nin bahsettiği uyuşturucu konusu ise tamamen bir bahanedir.

Zira Venezuela uyuşturucu üretmez. Üretemez… Venezuela bu konuda sadece bir geçiş güzergâhıdır. Transit bir limandır. Uyuşturucu üretimi Kolombiya’da yapılır. Venezuela’dan geçer ve dünyaya ulaşır.

Yani Venezuela’daki mafyatik yapı,  uyuşturucu üretimi yapmadı ve kaçırmadı.

Ama bir şey kaçırdı. Ne kaçırdı?

Altın…

Altın kaçırma olayına Maduro’ya yakın üst düzey kişilerin adının karışması doğru bir bilgidir.

Sebebi de şudur:

Ambargolar sebebiyle Venezuela’da mevcut altınlar ABD’nin izin vermemesiyle satılamadığı için Maduro bunu gizliden, yani el altından yaparak elde edilen para sayesinde devleti çevirmeye çalıştı.

Çünkü ülkenin kendisine ait has petrolü ve altın’ı ABD yüzünde satılamıyordu. Dolayısıyla Maduro’nun eli kolu bağlanmıştı ve halk, zenginlik içerisinde fakirliğe bilerek isteyerek mahkûm edilmişti.

Buna benzer ambargolar 1974 yılı sonrası Türkiye’ye de uygulanmıştı.

Demirel’in “Türkiye bir sente muhtaç haldedir” sözü bu durumun doğruluğunu belgelemektedir.

Peki, bundan sonra Venezuela’yı ne bekliyor?

Şuan ki mevcut geçici başkan, petrollerin işletmelerini ABD şirketlerine devredecek.  

Venezuela’da asgari ücret şu an 1-2 dolar…

Asgari ücret biraz artacak ve 10-15 dolar seviyelerine yükselecektir.

ABD halka sözde biraz nefes aldırıp Venezuela’yı sömürmeye devam edeceklerdir.

Grönland’a gelince ABD, NATO müttefiki olan Danimarka’yı tehdit ediyor.

Grönland’’ı ya parayla ya da zorla alırım diyor.

Şu an iki seçeneği de reddeden bir Danimarka görüyoruz.

Lakin tabi Danimarka’nın askeri ve mevcut gücü ABD ile kıyaslanamaz.

Kendi müttefikini taciz ve tehdit eden bir ABD var.

Venezuela petrol sebebiyle işgal edilmişti.

Lakin Kuzey Kutbunda hem petrol hem altın hem de bolca uranyum var. Ayrıca 134 ayrı nadir toprak elementi bulunmaktadır. Başka nelerin olduğu da hala bilinmemektedir.

Geçen yüzyıllar boyunca Kuzey Kutbunda erime olmadığı için oradaki yer altı kaynaklarını çıkarmak çok mümkün olmuyordu. Fakat küresel ısınma ile buz tabakaları eridi ve inceldi. Hatta dönem dönem kara tabakalar gün yüzüne çıkmaya başladı.

Petrol şirketlerinin verilerine göre artık daha az bir maliyetle Kuzey Kutbundan petrol, altın ve uranyum çıkartıla bilinir.

Şuan Rusya’nın bölgeden elde ettiği gelir, Gayri Safi Milli Hasılanın yüzde 20’sine katkı sağlamaktadır.

ABD’nin ise bölgeden aldığı gelir yüzde 2. Yani yok denecek kadar az.

Rusya’nın 5 tane limanı var.

ABD’nin yok.

Rusya’nın nükleer güç ile çalışan buz kırıcı gemi sayısı 30.

ABD’nin buz kırıcı gemi sayısı 3.

Dolayısıyla Rusya’nın Kuzey Kutbundaki gücü çok büyük…

ABD’nin bir diğer amacı tabi ki Rusya’yı durdurmak olacak.

İran’a geçecek olursak İran’da kriz oldukça derinleşiyor.

Geçtiğimiz zamanlarda İran ile ABD arasında 12 günlük bir savaş oldu. ABD halkın hükümete tepkili olmasını beklerken halk hükümetin yanında birleşti. Lakin bu sefer işler tersine döndü.

Bu sefer halk rejime tepkili ve sokaklara dökülmüş vaziyette…

İran’da ABD’nin en büyük isteği rejim değişikliğidir.

ABD, İran’daki rejimin İsrail ile dostane hareket etmesini istiyor.

ABD ve İsrail’in içerdeki nihai hedefi ise İran’daki petrole konmak, stratejik öneme sahip olan Hürmüz Boğazını kontrol etmek ve Arapları sıkıştırmaktır.

Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki İran bu sefer ciddi bir çıkmazın içindedir.

Çünkü İran rejiminin en güçlü olduğu yerler bile protestolara başladı.

Biz komşu ülke olarak İran’ın bu noktaya gelmesinden hem üzüntü hem endişe duyuyoruz.

Lakin İran; özellikle Irak ve Afganistan’ın düşmesinde ABD’ye çanak tutmuş bir ülkedir.

Bunu da unutmamak gerekir.

İran bir zamanlar çanak tuttuğu ABD ile şuan karşı karşıyadır.

Şahsım adına İran’da iç savaş olmasını asla istemem. Çünkü İran’da oluşacak her güçlü kaos, Türkiye’ye zarardan başka bir şey getirmeyecektir.

Bu kötü gidişatla ben İran’da rejim kesin olarak devrilir diyemiyorum. Ama olası bu ihtimali düşünürsek öyle bir durumda İran kimin kontrolüne girer?

Eğer Hamaney devrilir de Mesut Pezeşkiyan kalırsa İran İsrail’in kontrolüne girmez.

Ama hem Hamaney hem de Mesut Pezeşkiyan devrilir ve yerine Şahın oğlu Rıza Pehlevi gelirse, İran kesin olarak İsrail’in kontrolüne girer.

Değerli arkadaşlar ABD ve İsrail bölgeyi ateşe vermekten çekinmez.

Pedofili başkan, ABD’nin ordusu en büyük ordu, ülkesi en büyük ülkedir diyor.

Venezuela, Küba, Meksika gibi bitik ülkeleri tehdit ediyor ve saldırıyor.

Şimdi soruyorum.

Çin ileriki zamanlarda Tayvan’ı işgal edecek mi?

%99 değil…

%100 işgal edecektir.

Çin sadece doğru zamanı beklemektedir ve gizlice işlerini yürütmektedir.

Bunu göreceğiz.

Ve o zaman ABD’nin gücünü de görmüş olacağız.

Yazarın Diğer Yazıları