Gündeme Dair Son Durum...
Galip Önlü
Değerli arkadaşlar Epstein Dosyası yeri yerinden oynatmaya devam ediyor.
Sözde demokrasi ve özgürlük ülkesi ABD’nin Başkanı da bu iğrenç olayın baş aktörlerinden biridir.
Şuradan başlamak gerekirse Trump’ın bir akıl hocası var.
Adı Paula White…
Resmi görevi Ruhani Danışman…
Diğer adıyla medyum, kâhin ve üç harflilerle irtibat içinde olduğu iddia edilen derin bir büyücü…
Hatırlarsanız Trump Başkanlığa seçilmeden önce “Tanrı beni Amerika’yı yönetmem için seçti” demişti.
Bu sözleri Trump’a söyleten kişidir Paula White…
Tabi bu hususta benim ilgimi çeken konu şudur.
Yaklaşık bir yıl önce Paula White denilen kahin, yardımcılarıyla beraber bir ritüel gerçekleştiriyor. Bu ritüel şu şekilde gerçekleşiyor.
Bir tane bakire kız bir sunağın üzerine yatırılıyor ve orada kanı akıtılırken savaş duaları yapılıyor.
Bu savaş duasını kime yapıyorlar?
Şeytana…
Bu ritüel ve dualar sonrası savaş kararı alınıyor, yapılacak savaşla ABD’nin tüm dünyanın tek hakimi olması amaçlanıyor.
Peki, ABD şuan ne yapıyor?
İran ile görüşmeler yapıyor.
Değerli arkadaşlar bakınız eğer İran ve ABD savaşırsa, Türkiye adına hiç iyi olmaz.
En basitinden milyonlarca göç kitlesi ülkemize doğru akar. Bu en basiti…
Dolayısıyla biz Türkiye olarak İran’da kaos ve savaş istemeyiz.
Ama daha önce de söylediğim gibi yine tekrar edeceğim.
İran hiçbir zaman gerçek anlamda Türkiye dostu olmamıştır ve Türkiye’ye karşı hep ikiyüzlü davranmıştır.
Bu barış görüşmeleri esasında Türkiye’de yapılacaktı.
Bu toplantı ansızın Türkiye’de iptal oldu ve Umman’a çekildi.
Bu durumun sebebi İran…
Bu denli sıkışmış, bir fare gibi ne yapacağını bilmeyen İran, hala Türkiye’yi dışlamaya çalışıyor.
İlk başta Sayın Erdoğan Trump ile görüştü. Toplantı ve görüşmelerin Türkiye’de gerçekleşmesini beyan etti. Trump kabul etti, İran’da onay verdi. Hatta İran Dış İşleri Bakanı Türkiye’ye geldi. Bu görüşmeden iki gün sonra İran, toplantının Türkiye’de değil Umman’da gerçekleştiğini açıkladı.
Türkiye, her koşulda ABD’nin veya İsrail’in İran’ı vurmasını istemiyor. Ama İran ikiyüzlü davranmaya devam ediyor.
Bana göre ABD veya İsrail eninde sonunda İran’ı vuracaktır.
Bunun kaçışı yoktur.
İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu var.
Görüşmeler neticesinde bu oranı yüzde 20’ye düşürmeyi kabul etseler bile ABD’nin istekleri bitmiyor.
ABD İran’ın elindeki füzelerin ya yok edilmesini ya bu füzelerin belirttiği ülkelere satılmasını ya da menzilinin düşürülmesini istiyor.
İran füzelerinin menzili kısaltılsın ki olumsuz bir durumda ateşlenen füzeler İsrail’e kavuşmasın.
İran’ın da bu maddeyi kabul edeceğini sanmıyorum.
Çünkü bu istek adeta teslim olun demektir.
O yüzden İran, her halükarda eninde sonunda vurulacaktır.
İşte İran böyle bir haldeyken bile Türkiye ile hasımlığını sürdürüyor. Yetmezmiş gibi Türkiye’de istihbarat ağı oluşturmaya çalışıyor.
Son zamanlarda Türkiye’de yakalan İran ajanı sayısı 10’u geçti.
İran Türkiye’ye yakınlaşsa ve güç bağı kursa Ortadoğu’yu kimse kolay kolay sömüremez.
Ama kendisini Ortadoğu’nun büyük abisi olarak görmeye devam ederse gidişatını hiç iyi görmüyorum.