10 YIL SÜREN DNA İNCELEMESİ

Elazığ'daki Fırat Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Tokdemir, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki 14 ildeki 802 kişinin DNA'sı üzerinde genetik inceleme yaptı.

 10 YIL SÜREN DNA İNCELEMESİ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Elazığ'daki Fırat Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Tokdemir, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki 14 ildeki 802 kişinin DNA'sı üzerinde genetik inceleme yaptı. Yaklaşık 10 yıl süreyle tutulan kayıtlar sonunda, 14 ilde oturanların DNA'sına en yakın ülkelerin KKTC, Azerbeycan ve Kuzey Irak ile Yunanistan olduğu ortaya çıktı. Araştırma yapılan 14 ilde kadınlara oranla erkeklerin daha fazla intihar ettiği tespit edilirken, bunların da 65 yaşından sonraki intiharların daha sık görüldüğü belirtildi.

 

Fırat Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Tokdemir, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki 14 ilde, 10 yıl süren bir çalışmada, 802 kişinin DNA'sını inceledi. İncelediği DNA'ları diğer dünya ülkeleriyle kıyaslayan Prof.Dr. Tokdemir, intihar nedenleri, kadın ve erkek arasındaki intihar oranları konusunda araştırma yaptı. Türkiye'de DNA incelemesi ve intihar ile ölüm sebepleri konusunda ilk kez bu kadar kapsamlı bir araştırma yapıldığını belirten Prof.Dr. Topdemir, 14 ilde 65 yaş sonrası intiharların arttığını söyledi.

DOĞU ANADOLU'DA YAŞAYANLAR KAFKASLARA YAKIN

Fırat Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Tokdemir, bunun Türkiye'de bu alanda yapılan ilk çalışma olduğunu, 802 kişinin DNA'sından genetik açıdan Doğu Anadolu'ya genetik açıdan en yakın ülkeleri belirlediklerini söyledi. Prof.Dr. Tokdemir, şu bilgilvre verdi:

"Genetik çalışmayı Doğu Anadolu'daki 14 ili kapsayacak şekilde 802 kişi üzerinde yaptık. Bu ölçekte Türkiye'de yapılmış ilk çalışma. Böylesine büyük popülasyonla yapılmış ilk çalışma, diğer dünya popülasyonuyla, dünya halkları ile karşılaştırma bakımından da ilk çalışmadır. Burada bu 802 kişinin DNA profilini elde ettikten sonra diğer ülkelerle karşılaştırdık. Genetik açıdan bize en yakın halk KKTC ile Azerbaycan çıktı. Daha sonra sırasıyla Kuzey Irak, İran bunun akabinde Yunanlılar bize yakın çıktı. Romanya ve İtalya da bunu takip etmekteydi, en uzak popülasyon genetiği ise Mısır, Arjantin ve Japonya çıktı. Biz bu çalışmada Orta Asya ülkelerinden Çinliler'e bakmadık, başka bir çalışmamızda baktık. Dünyada 3 ırk var. Bunlardan bir tanesi siyahi diğerleri Kafkas yani beyaz ve sarı ırk var. Bizim yaptığımız çalışmalarda ve Türkiye'de yapılan çalışma sonuçlarına baktığımız zaman biz en yakın Kafkas yani beyaz ırkız. Sarı ırk olan Japonlara ve Çinlilere oldukça uzağız." 

DOĞU'DAKİ İNTİHAR HIZI, TÜRKİYE ORTALAMASINDAN YÜZDE 20 DAHA FAZLA

Bölgedeki 10 yıllık arşivlerini taradıklarını bu süre içerisinde 2 bin 686 otopsi yaptıklarını belirterek, şunları anlattı:

"Bunların 356'sı intihar vakasıydı. Bu yüzde 13'lük bir orana tekabül etmekte, kaba intihar hızını hesapladığımız zaman ve karşılaştırdığımız zaman; bizim bölgemizdeki intihar hızının TÜİK verilerine göre Türkiye'deki intihar hızı 100 binde 4.1, bizim bölgemizde bunun yüzde 20 daha faza olduğunu, yani 100 binde 5.2 civarında olduğunu tespit ettik. İntiharların nedenlerine baktığımız zaman bunların en önemli nedeninin depresyon olduğunu birinci sıklıkta tespit ettik, ikinci sıklıkta aile içi, üçüncü sıklıkta kendi hastalığıyla ilgili endişeler, dördüncü sıklıkta yalnızlık, beşinci sıklıkta maddi sıkıntılar, altıncı sıklıkta iş ile ilgili sorunlar ve yedinci sıklıkta akıl hastaları, şizofren hastaları gördük; bu olguların yüzde 24'ünde de her hangi bir neden bulunamadı."

KADINLARA ORANLA ERKEKLER DAHA ÇOK İNTİHAR EDİYOR

Prof.Dr. Mehmet Tokdemir, yaptıkları çalışmada 3 erkeğe karşın 1 kadının intihar ettiğini ifade ederek, "Bizim yaptığımız çalışmada 3 erkeğe karşılık 1 kadın intiharı ile sonuçlanan vakalar tespit ettik. Yani yüzde 70'ini erkekler oluşturmakta, yüzde 30 da kadınlardan oluşmakta. Erkekler daha çok sonuçlanan intihar girişiminde bulunurken, kadınlar daha çok sonuçlanmayan intihar girişiminde bulunmaktalar. Dünyada birçok ülkede intihar yöntemleri çok farklı, ülkeden ülkeye değişiyor. Örneğin kendini yakarak intihar etme Hindistan'da çok yaygın, bizim ülkemizde böyle bir şey yok, ülkeden ülkeye, kültürel yapıya göre intihar şekli değişiyor. Ülkemizde, bizim yaptığımız çalışmada da diğer yapılan çalışmalarda da en sık erkeklerin başvurduğu intihar yöntemi, ası ve ateşli silahlar, kadınlarda ise, ası ve ilaç alma veya kimyasal madde alma zehirlenme yoluyla olan intiharlar ilk sırada yeralıyor" diye konuştu.

65 YAŞINDAN SONRA İNTİHARLAR ARTTI

Fırat Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Tokdemir, yaptıkları çalışmada çekirdek aile yapısının bozulmasıyla birlikte, yaşlı intiharlarda artış gözlendiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Gelişmiş ülkelerde, ABD, İsviçre, Litvanya ve Hollanda gibi ülkelerde intihar oranları gelişmekte olan ülkelere göre daha farklı. Dünyada 100 binde 30'lara çıkan ülkeler var. Bizim ülkemiz biraz alt sıralarda. Bu sevindirici bir şey, 100 binde 4.1 civarında. Özellikle İslam ülkelerinde, özellikle dini inanç nedeniyle intihar olguları düşük, yapılan çalışmalarda Suudi Arabistan, Mısır ve benzeri İslam ülkelerindeki intihar oranları gelişmiş ülkelere oranla çok düşük. Bizim ülkemizde düşük sayabileceğimiz ülkelerden biri. Ancak yaptığımız çalışmada şöyle bir şeyi de tespit ettik; bu biraz üzücü bir olay, yaşlı intiharlar artmakta. Tüm dünyada intiharlar en çok genç, erişkin,15-25 yaş arasında görülür, daha sonra da intiharlar azalır, Batıda özellikle yaşlı intiharları çok yüksektir. Ülkemizde çekirdek aile yapısının bozulması, yaşlıların yalnız yaşaması, sosyal olarak kendilerini değersiz hmesi, bireyselleşme ile birlikte yaşlı intiharları çok fazla karşımıza çıkıyor. Bu yaptığımız çalışmada özellikle 65 yaşından sonra intiharların artığını tespit ettik. Ülkemizde değişik illerde yapılan çalışmalarda, Tunceli, Ardahan ve Eskişehir'de oranın daha yüksek olduğu görülüyor kaba intihar hızının. Fakat Türkiye ortalamasından bölgemizin, ilimizin ve çevre illere bakıyoruz; yüksek olduğundan dolayı tekrar söylemek istiyorum. Özellikle yaşlı intiharın önüne geçmek için yaşlılar üzerinde biraz daha rehabilite edici, onları topluma kazandırıcı, onlara yeni yaşam alanları oluşturma ve ailelerin eskiden olduğu gibi ebeveynlerine sahip çıkması, sosyal hizmet uzmanları tarafından bir çalışma yapılabilinir, bu intiharlar üzerine eğilinebilinir."