Serkan GÜRTÜRK

Yalın Gerçeklerin Yakıcılığı

Serkan GÜRTÜRK

Her şey, geçtiğimiz hafta sonu AK Parti Milletvekili Ejder Açıkkapı, CHP Milletvekili Gürsel Erol ve MHP Milletvekili Semih Işıkver’in kameraların karşısına geçerek eski SSK Hastanesinin yerine 150 yataklı yeni bir hastane yapılması noktasında ortak bir açıklama yapmasıyla başladı.

İlk gün şehirde güzel bir hoşgörü havası esti ve insanlarımız, üç farklı partiye mensup milletvekilinin şehrin menfaatleri konusunda bir araya gelip tek ses, tek nefes olmasını memnuniyetle karşıladı; hatta örnek siyaset olarak ülkede örnek gösterdi.

Bu gelişmeden iki gün sonra CHP Milletvekili Gürsel Erol, neredeyse bir rutin hâline getirdiği ve sık sık yaptığı basın ziyaretlerini gerçekleştirdi.

Bu ziyaretleri esnasında ise bir gün önce Kanal Fırat Televizyonu’nda, Gündem Özel programında Furkan Dilaver’in sunduğu programda dile getirdiği konular kendisine soruldu.

Gürsel Erol da Kanal Fırat’ta yaptığı değerlendirmelere benzer konuşmaları, medya ziyaretleri esnasında yeniden dile getirdi.

Gürsel Erol, şehre dair hemen her konuyu kendine özgü, harbi ve gerçekçi duygularla değerlendirirken ilimiz siyasetine dair geçmişten bugüne bir projeksiyon tuttu ve özetle; geçmişten bugüne birçok hükümette Elazığlı bakan olmasına rağmen, 23 yıllık AK Parti döneminde Elazığlı bir isme bakan olarak görev verilmediğini dile getirdi. Bununla birlikte, geçmişte şehrin Ali Rıza Septioğlu, Mehmet Ağar, Ahmet Cemil Tunç gibi güçlü siyasetçiler üretmesine rağmen AK Parti’nin toplumda etki değeri yüksek bir siyasetçi yetiştiremediğini; bunlar arasında sivrilen Necati Çetinkaya ve Tolga Ağar’ın da parti içi çekişmelerle yıpratıldığını ve yeterince değerlendirilemediğini ifade etti.

Aslında Gürsel Erol, bunu bir CHP milletvekili olarak değil; bu şehirde gençlik yıllarından beri siyaset yapan, şehrin dinamiklerini, denge ve değerlerini çok iyi bilen ve iki dönemdir bu şehrin vekili olan bir gözlemci bakışıyla değerlendirmişti.

Mevcut milletvekillerimizin hiçbirinin adı geçmemiş; bu konuda “masa” motifi dışında herhangi bir ima ve göndermede de bulunulmamıştı.

Erol’un hemen hemen her Elazığlının yaptığı ve katıldığı bu nesnel değerlendirmelerinin ardından, AK Parti milletvekillerimiz hangi duyguyla bilinmez, anlamsız bir alınganlık gösterip özünde AK Parti Genel Merkezine yönelik bu tespitleri kendi üzerlerine alarak cevap verme yarışına girdiler.

AK Parti milletvekilleri bu cevapları vermekle kendilerini rahatlattıklarını düşünseler de AK Parti tabanı da dâhil olmak üzere birçok kesim, Gürsel Erol’un değerlendirmelerini doğru buluyor; hatta somut örnek ve isimlerle daha müşahhas hâle getirilmiş geçmiş varyantları bizlere anlatıyor.

CHP Milletvekili Gürsel Erol’un siyasi değerlendirmeleri bir hasım ve rakip refleksiyle değil; AK Parti Genel Merkezinin ciddiyetle ve özenle dikkate alması gereken tespitler olarak görülmeli, güçlü bir siyasi figür ve etrafında önemli ve kitlesel bir etki değeri olan isimlerin listesine alınması gerektiği şeklinde yorumlanmalıdır. Başta bakan meselesi olmak üzere, etkili yerlere baskı kurmanın bir vesilesi olarak değerlendirilmelidir. Hatta CHP Milletvekili Gürsel Erol’un bu beyanları, Genel Merkeze baskı vesilesi ve kaynak olarak gösterilerek güçlü bir irade ortaya konmalıdır.

Bu yönüyle de Gürsel Erol’un yalın gerçekleri ortaya koyan bu değerlendirmelerinin kendilerini yıprattığını zannetmek yerine, bakan talep etme noktasında ellerini güçlendirdiğini bilmeli; cevap yetiştirmek yerine siyasi güçlerini ve etkilerini kendi Genel Merkezlerine göstermelidirler.

Yazarın Diğer Yazıları