CHP'de mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden siyasi arenaya dönüşünün ardından Ankara kulislerinde ciddi bir hareketlilik yaşanıyor.
Yaşananlar CHP’de ciddi bir ayrışma ve rekabet ortamı oluştururken, en önemli konu "Baskın bir seçime gidilir mi?" sorusu.
Arınma ve temizlenme talebinin bizzat CHP'den gelmesini partinin kirlendiğinin bir itirafı olarak kabul eden AK Parti, bunu fırsata dönüştürme adına baskın bir seçim düşünebilir mi? İşte siyaset kulislerinin bir numaralı gündem maddesi.
Zira CHP içinde mutlak butlan kararıyla başlayan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden siyasi arenaya dönüşüyle devam eden süreç, ana muhalefet partisinde ciddi bir yol ayrımı doğurmuş görünüyor. Bu süreç sadece liderlik yarışından ibaret de değil; güç dengeleri arasında ciddi bir yarış söz konusu.
Yaşananların bir diğer önemli boyutu ise CHP içindeki arınma ve temizlenme nidalarının iktidar cephesinde nasıl karşılık bulduğudur. AK Parti, ana muhalefetin kirlenmişlik itirafını ve parti içindeki hesaplaşmasını değerlendirerek bir baskın seçime gider mi? Asıl soru tam olarak bu.
Ana muhalefet kendi içinde iç hesaplaşmayla uğraşırken, gidilecek bir erken seçim AK Parti’yi bir kez daha zafere taşır mı? Yoksa ülkenin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve vatandaşın bu zorlukları derinden hissettiği bu süreçte gidilecek seçim, seçmenin tepkisine dönüşüp AK Parti’yi bir mağlubiyete mi taşır?
İkinci seçenek ciddi bir risk olarak görünse de girdiği genel seçimlerde doğru zamanlama hamleleriyle hep birinci parti olarak çıkmayı başaran AK Parti, muhalefetin içinde bulunduğu bu krizi sadece izlemekle yetinmeyecektir. Doğru zaman ve doğru hamle kartını yeniden oynayacaktır.
Ana muhalefetin bizzat kendi eliyle iktidara verdiği bu koz, elbette iktidar tarafından kullanılacaktır.
Ankara kulislerinde hareketlilik sürerken, AK Parti cephesinde aranan asıl cevap ise baskın seçim değil, baskın seçim için en doğru zamanın ne zaman olduğudur.
Bütün bunların yanı sıra bir diğer önemli unsur ise alınacak bir seçim kararının ardından oluşacak ittifaklar. Yeniden Refah, Anahtar Parti, Saadet, DEVA, Gelecek ve İYİ Parti'nin kuracağı ittifaklar... CHP seçmeni bu yaşananlar karşısında seçime gitmeme kararı alır mı? AK Parti’nin politikalarını onaylamayan bir kesim taban seçmen sandığa gitmeme kararı alır mı? Veya Mansur Yavaş’ın aday olacağı bir ittifak seçmende nasıl karşılık bulur?
Bu soruların her biri ayrı ayrı cevap beklese de gerçek şu ki Türkiye’de siyaset ısınmaya devam ediyor!