Gündemin Elazığspor’un şampiyonluk maçına odaklandığı bir süreçte, Kanal 23 ekranlarında gazeteci Metin Erol’un programına katılarak gündeme dair açıklamalarda bulunan MHP Milletvekili Semih Işıkver, gündemi farklı bir noktaya çekti.
Gündem; hastanelerin atıl alanlarının satılması ve Maden ilçemizde çıkartılan krom madenlerinin Gezin İstasyonu’ndan Samsun’a transferinin çevreye vereceği zarara odaklanmışken, bir de İl Sağlık Müdürlüğü binasının hasar durumu gündeme geldi.
Aslında bir binanın hasarlı olup olmaması teknik bir konuydu ve performans analizleri çerçevesinde ya yıkılır ya da güçlendirme yapılırdı. Her bina için bu prosedürün takip edilmesine rağmen, konuyu siyasi tartışma zeminine çeken mesele ise bu binanın, MHP Milletvekili Semih Işıkver’in bir dönem hissedarı olduğu firma tarafından yapılmasıydı.
Işıkver’e göre, hiç gereği yokken ve böyle bir talep yokken bu binayı Bakanlığa riskli olarak bildiren, performans analizi yaptırtan, orta hasarlı gösterip güçlendirme yapılmasının önünü açan kişi AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş idi.
Televizyon programında MHP Milletvekili Işıkver’in gündeme getirdiği bu iddiaya duyarsız kalmayan ve cevap hakkını kullanmak adına kendisi de canlı yayına katılan Keleş, bu konuyla kendisinin uzaktan yakından ilgisi olmadığını, Sağlık Müdürlüğü hizmet binasının hangi firma tarafından yapıldığını bilmediğini, yapılan işlemin İl Müdürlüğünün talebi ve Bakanlığın tasarrufu ile gerçekleştirildiğini dile getirdi.
Bu tartışmanın ardından CHP Milletvekili de programa katıldı ve bu konuda MHP Milletvekili Semih Işıkver’e haksızlık yapıldığını, bu bina üzerinden siyasi itibarının zedelenmeye çalışıldığını, dolayısıyla Milletvekili Keleş’in bazı adımlarının kasıtlı ve yanlış olduğunu dile getirdi.
Bu tartışma devam ederken, AK Partili milletvekilleri programa katılabileceklerini mizahi bir üslupla dile getirmelerine rağmen, tartışmanın tarafı olmaktan imtina edip konuyu “abim, büyüğüm gibi” birbirlerine iltifatlarla geçiştirdiler.
Metin Erol meslektaşımızın programında ortaya çıkan MHP ve CHP ittifakına karşı AK Parti cenahında bir söylem birliği olmadığı gibi, böyle bir niyetin varlığı da çok hissedilmedi. Televizyon programının ardından da AK Partili milletvekillerinden Erol Keleş’e bir destek ya da durumun gerçek cephesiyle ilgili bir niyet beyanı sadır olmadı. Ve konu, MHP Milletvekili Işıkver ile AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Keleş arasında özel bir husumetmiş gibi görüldü.
Konu elbette taraflar için önemli. Bir taraf, inşa ettiği bir binanın çürüklüğü ile itham ediliyor ki Işıkver bunu asla kabul etmeyip, günün deprem yönetmeliğine uygun inşa edilen sağlam bir bina olduğunu iddia ediyor.
Milletvekili Keleş’e de bu binanın hasarlı olmasına yönelik raporun alınması süreçlerini bizzat tetiklediği ithamında bulunuluyor.
Binaya dair bir Erzincan firmasına, bir de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne ait performans analiz raporları da var ortada. Birbirlerini tekzip eden bu iki rapor arasında, binanın güçlendirilmesine yönelik çalışmaların nerelere evrileceğini bilmiyoruz.
Ancak bildiğimiz odur ki bir milletvekilinin geçmişte yaptığı bir bina ile ilgili süreçler keşke bizzat kendisi ile de görüşülerek, onun da teknik konuda bilgisine başvurularak yapılsaydı.
Cumhur İttifakı üyesi partilerde siyaset yapan milletvekilleri, bırakın yanlış anlamaları, velev ki bir eksik ya da farklı bir olumsuzluk yaşanan bir konuda dahi öncelikle bizzat kendisi ile meseleyi paylaşmalı ve ne yapılacaksa ortak bir zemin ve görüş doğrultusunda ilerleme sağlanmalıydı.
Elazığ küçük bir şehir. Herkes herkesi tanıyor. Reel ve objektif verilere dayanmayan bir olumsuzluğun dillendirilmesine sebep olacak ve birilerinin hem siyasi hem de ticari itibarına zarar verilmesine kapı aralayacak bir kaos oluşturmak yerine, meselenin hem resmî hem de özel hukuk çerçevesinde yürütülmesinde fayda var.
Milletvekillerimiz bu konularda daha hassas ve duyarlı olurlarsa, benzer yol kazaları da yaşamamış olurlar.