Serkan GÜRTÜRK

Siyasilerin Ramazan Ritüelleri

Serkan GÜRTÜRK

Ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz. Bayrama bir hafta gibi bir süre kaldı. Ramazan, günlük hayat ve bu ayın getirdiği manevi bir hava ile geçerken siyasilerimiz de bu vesile ile halka buluşuyor ve onların sofralarına ve muhabbetlerine ortak oluyorlar. 
Siyasetin halkın değer verdiği özel günlere ilgi duyması ve bunu da vesile ederek halkla yakınlaşması ve özel programlar yapması, kaynaşması ve güzel sohbetler etmesi elbette güzel bir haslet. 
Siyasilerimiz yaptıkları paylaşımlardan da görüyoruz ki hem il hem de kadın ve gençlik teşkilatları hem iftar hem sahur hem de hane ziyaretleri yapıyorlar. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde hane halkının biraz boynu bükük kalmış gibi gözükse de sonuçta bir faaliyet icra ediliyor. 
Birçok parti en azından bunu yapabiliyor. Halka çıkamayan, halkla bir çorbayı paylaşamayan siyasilerimiz de var bu memlekette. Ramazanı hakla bütünleşme ve buluşmanın fırsatı olarak gördüğü halde sahaya inemeyen siyasi partilerimiz de oldukça çok. Çünkü birçoğunun teşkilatları sadece kâğıt üzerinde. Değil haftalık, aylık toplantılarını bile yapamıyorlar. Neredeyse sadece yasal olarak yapma zorunda oldukları kongreden kongreye bir araya geliyorlar bazı partilerimiz. 
Bu ramazan milletvekillerimiz de sahada.  Ramazanı çoğunlukla Elazığ’da geçiren milletvekilleri halka temaslarında yaşanan sorun ve talepleri de alıyorlar. İyi bir muhabbet oluşuyor. Aile ziyaretleriyle birlikte üniversite öğrencilerinin evlerine konuk olunuyor, önlükler takılarak menemenler pişiriliyor ve birlikte sahur yapılıyor. 
Ramazanı halkla birlikte yaşamak güzel ama milletvekillerinin bu özel programlarla birlikte şehrin kronikleşmiş sorunlarının giderilmesine yönelik çalışmalar ve bunun olumlu sonuçlarıyla taçlanmalıdır.
Milletvekillerinin halkla buluşmaları aynı zamanda halkın sofrasını büyütecek, memlekette bolluk ve bereket getirecek çalışmalarla taçlanmalıdır.
Milletvekillerinin bu ziyaretleri, gelecekten ümitsiz gençlerimize umut ve ışık olmalıdır.
Milletvekillerimizin bu ziyaretleri, emeklilerimiz ve geçim sıkıntısı çeken geniş kesimlerin yüreğine su serpecek müjdelerin de konuşulduğu ziyaretler olmalıdır.
Milletvekillerimizin ziyaretleri, yokluktan ve yoksulluktan boynu büküklerin, alnı açık gezmelerini sağlayacak ekonomik hamlelerin hayata geçirildiğini ve bunun somut neticelerinin alındığı bir Elazığ oluşturmalıdır.
Vekillerin ziyaretleri Uluova sulama, Pertek Köprüsü gibi şehrin kadim sorunlarının artık sona ereceğinin müjdesinin verildiği bir mutluluk meclislerine dönüşmelidir.
Milletvekillerinin toplantıları, garibanın sofrasına birkaç tabak yemek götürmekle değil, yılın 365 günü o sofranın bolluk ve bereketli olmasına sebep olacak siyasi adımları atmanın huzurunun yaşandığı toplantılara dönüşmelidir. 
Ancak gördüğümüz ve izlediğimiz şu ki milletvekilleri Genel Merkezin talimatları çerçevesinde ziyaretler yapıyor ve bunu sosyal medya hesaplarından yayınlayıp bir de haber yaptırdılar mı bunu en büyük siyasi hizmet görüyorlar. Ve işin en garip tarafın da bundan çok memnun ve mutlu oluyor ve görevlerini gönül huzuru içinde yaptıklarını zannediyorlar.
Ama sadece zannediyorlar. Zira bu ziyaretlerin haktaki karşılığı ve anlamının sokaktan geçen ilk insana sorsalar neler dinleyeceklerini tahmin etmek çok da zor olmasa gerek.
Siyaseti hizmet değil de ritüel ve sosyal medyaya içerik üretme arenasına çeviren milletvekilleri ve siyasilerimiz olduğu sürece vatandaşın göstermelik ve seyirlik oyunlarla gönlünü alma çalışmalarının hiçbir karşılığı ve değeri olmayacaktır.
 

Yazarın Diğer Yazıları