Bazı şehirler vardır; sadece tarihiyle değil, insanıyla konuşur. Bazı şehirler vardır; sadece eserleriyle değil, ortaya koyduğu ortak akılla örnek olur. Sivas işte tam da böyle bir şehir...
Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti olarak 17-19 Temmuz tarihleri arasında Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti'nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu'nun 31. Başkanlar Kurulu Toplantısı'na katıldık. Üç gün boyunca sadece gazeteciliği konuşmadık; bir şehrin nasıl yönetildiğini, nasıl sahiplenildiğini ve ortak aklın nasıl hayata geçirildiğini de yakından gördük.
Toplantının ana gündemi Basın Meslek Yasası'ydı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen gazeteciler cemiyet başkanları mesleğin geleceğini tartıştı . Yapılan toplantıda fikir ayrılıkları elbette vardı ama ortak hedef birdi: Güçlü, saygın ve hak ettiği değeri gören bir basın...
Asıl dikkatimi çeken ise toplantı salonunun dışındaydı...
Sivas'ta şehir söz konusu olduğunda siyasi görüşler, makamlar ve unvanlar ikinci plana bırakılıyor. Vali, Belediye Başkanı, Ticaret ve Sanayi Odası, gazeteciler ve sivil toplum kuruluşları aynı masada, aynı hedef için mücadele ediyor. Kimsenin "Bu benim işim değil" deme lüksü yok. Çünkü herkes biliyor ki şehir kazanırsa herkes kazanır!
İşte bugün Anadolu'da fark oluşturan şehirlerin sırrı tam da buydu!
Programın en anlamlı bölümlerinden biri ise şehit gazeteci İsmail Güneş adına düzenlenen ödül töreniydi.
Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte şehit olan meslektaşımız İsmail Güneş'in aziz hatırası bir kez daha yaşatıldı. Usta gazeteci Nedim Şener ile Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici'nin yaptığı konuşmalar salonda derin bir sessizlik ve akabinde ilk defa bu karanlık suikastta sona gelindiğine yönelik bir umut oluşturdu.
Çünkü konuşulan konu sıradan bir trafik kazası değildi...
Türkiye'nin hafızasına kazınan ve hâlâ tüm yönleriyle aydınlatılamayan helikopter faciasıydı.
Aradan yıllar geçmesine rağmen cevap bekleyen soruların hâlâ gündemde olması, vicdanları rahatsız etmeye devam ediyor. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktır.17 yıl sonra ilk defa bu kadar umutluyuz!
Program boyunca bizlere refakat eden şehit gazeteci İsmail Güneş'in kıymetli eşi Yasemin Güneş Hanımefendi'nin metaneti ise tarif edilemezdi. Acısını içine gömmüş ama eşinin mücadelesini yaşatmaya devam eden güçlü bir Anadolu kadını...
Sonrasında Muhsin Yazıcıoğlu'nun annesi Fidan Yazıcıoğlu'nu ve Helikopter suikastinde şehit edilen Muhsin Yazıcıoğlu'nun yol arkadaşlarının kabirlerini ziyaret ettik. O mezarların başında insan siyaseti de unvanları da unutuyor. Geriye sadece vatan için, millet için ödenen ağır bedeller kalıyor!Rabbim mekanlarını cennet, makamlarını ali eylesin.
Sivas sadece tarihiyle değil, kültürüyle de büyüleyen bir şehir.
Unesconun 1985 yılında listesine aldığı Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, asırlara meydan okuyan bir medeniyet mirası...Divriği'yi görmeyenin ne işi var Venedik'te demişti üstad.Gerçektende öyleymiş!
Kangal Balıklı Kaplıcası, şifa arayan insanların umut kapısı...
Kangal Köpeği Üretim Çiftliği, Anadolu'nun dünyaya armağan ettiği eşsiz bir değer...
Çermik Termal Tesisleri ise belediyeciliğin nasıl yapılması gerektiğinin canlı örneği...
Pırıl pırıl tesisler, tertemiz caddeler, düzenli sokaklar ve her köşesinde hissedilen disiplin...
Bir şehir ancak bu kadar sahiplenilebilir!
Şunu açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum;
Sivas'ta kimse "Ben yaptım" demiyor!
Herkes "Biz yaptık"diyor!
İşte başarı da tam burada başlıyor...
Ne yazık ki birçok şehirde kurumlar birbirini yıpratırken, Sivas'ta kurumlar birbirine güç veriyor. Rekabet şehir için yapılıyor, kişiler için değil.
Keşke bu anlayış sadece Sivas'ta değil, Anadolu'nun her köşesinde hâkim olsa...
Bizler Elazığ'ın Gakgoşları olarak Sivas'tan sadece güzel anılarla dönmedik.
Birlik olmanın ne demek olduğunu da gördük.
Bu vesileyle bizleri en güzel şekilde ağırlayan Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muhittin Karahan'a, kıymetli eşi Pakize Karahan Hanımefendi'ye, 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti yönetim kuruluna, Şehit Gazeteci İsmail Güneş'in eşi kıymetli dostumuz Yasemin Güneş Hanımefendi'ye, Sivas Valiliği'ne, Sivas Belediyesi'ne ve Sivas Ticaret ve Sanayi Odası'na gönülden teşekkür ediyorum.
Sivas'tan ayrılırken aklımda tek bir cümle vardı.
Şehirler binalarla değil, ortak akılla büyür.Sivas bunu başarmış...Darısı birbirini tüketmek yerine birbirine omuz vermeyi öğrenmesi gereken diğer şehirlerin başına!