Serkan GÜRTÜRK

KUYTUL'UN TUTUKLANMA İŞTİYAKI!

Serkan GÜRTÜRK

FETÖ örneğinde olduğu gibi, İslami bir görüntü ve hizmet adı altında yasa dışı faaliyetler yapan, insanların dini duygularını istismar ederek rant çarkı kuran, bundan da öte elde ettikleri güçle devleti yıkmaya ve ele geçirmeye çalışan yapılanmalara yönelik operasyonlar devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta Süleymancılara yönelik başlatılan mali operasyonların ardından, son adres Furkancılar oldu.

Adana’da Furkan Vakfı Başkanı Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu 32 kişi gözaltına alındı. Kuytul hakkında “örgüt kurma ve yönetme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığını aklama” ve “dolandırıcılık” gibi suçlamalar bulunuyor.

Bu süreçte oldukça dikkat çeken olay ise Furkan Vakfı Başkanı Alparslan Kuytul’un tavrı oldu.

Geçmişte FETÖ, PKK ve Türkiye düşmanı güçleri öven, ülkemiz aleyhinde açıklamalar yapan Kuytul; özellikle Süleymancılara yönelik operasyonların ardından, adeta kendisinin de gözaltına alınmasını davet edercesine uç ve oldukça aykırı açıklamalarda bulundu.

Süleymancıları devlete karşı direnmeye davet eden Kuytul, devletin kurumlarına yönelik aşağılayıcı ifadeler kullandı.

Sadece Alparslan Kuytul değil, eşi Semra Kuytul da kendilerine yönelik bir operasyonu davet edercesine emniyet güçleri ve adli makamlara yönelik açıklamalarda bulundu.

Bu açıklamalar kamuoyunda, “Hadi, ne duruyorsunuz? Bize de bir operasyon yapın!” daveti şeklinde bir tablo ortaya çıkardı.

Devletle şaka yapılmayacağını ise kendi yapılarına operasyon yapılıp tutuklanınca anladılar.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var.

Furkan Vakfı’nın bu tutuklamalarla hem kendi tabanını kemikleştirmeye hem de taşeronluğunu üstlendikleri iddia edilen Türkiye düşmanı istihbarat örgütlerine, farklı yapılara ve ülkelere selam çakmaya yönelik bir hareket içerisine girdiği yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Adeta o çevrelere şu mesajın verildiğini görüyoruz:

“Bakın, sizlerin sağladığı maddi destekleri ve açtığınız alanları heba etmiyoruz. Bize para gönderiyorsunuz; biz de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarına ve Cumhurbaşkanı’na kafa tutuyor, sistemi sallıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Müslümanlara dahi ne kadar zalim ve kendi iktidarını korumak adına diktatörce işler yapan bir yönetici olduğunu göstermek için ailemizle birlikte cezaevine bile giriyoruz. Biz size sadık ve itaatkârız.”

Furkancılar, kendilerini tutuklatacak her türlü aykırılığı ve hırçınlığı sergileyerek sözde Türkiye Cumhuriyeti’ni “zalim”, kendilerini ise “mazlum ve müstazaf” yerine koyacak; buradan da kendilerine haksızlık yapıldığı algısını oluşturmaya çalışacaklardır.

Doğu ve Güneydoğu’da daha etkin ve faal görülen Furkan Vakfı’nın asıl amacının İslam’a hizmet olmadığını; asıl amacın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İslami söylemler üzerinden zayıflatmaya yönelik bir siyasi mühendislik faaliyeti ve bazı mahfillerin FETÖ’den sonraki projelerinden biri olduğunu insanımız çok iyi biliyor.

İslami hassasiyeti olan ancak saf duygularla körü körüne bu yapıya bağlanan insanlarımızı, İslam’a hizmet etmek yerine kendi süfli emellerine alet eden; sözde “mehdi” unvanı üzerinden insanları kul ve köle misali kullanmayı tercih eden Alparslan Kuytul’un, bu çevrelerden ve küresel güçlerden başında olduğu projeyi hayata geçirme karşılığında aldığı paraları nasıl kullandığı, bunları yüzlerce kilo altına bağlayıp sakladığı da kamuoyunun gündemine geldi.

Tüm bu yaşananlar bir kez daha gösteriyor ki ülkemizin düşmanları boş durmuyor.

Dün FETÖ üzerinden denen ancak başarılı olunamayan projeler, bugün Süleymancılar ve Furkancılar üzerinden hayata geçirilmeye çalışılıyor.

Anlaşılan o ki bu şer ve fitne odakları pes etmeyecek.

Samimi İslami çevrelere ve onların yaptığı güzel çalışmalara da zarar veren bu yapılanmalardan hem devlet hesabını soracak hem de günahlarına girdikleri insanların kul hakkı karşısında hesap verecekler.

Ne bu ülke ne de aziz milletimiz sahipsizdir.

Tehdit algısı oluşturan her yapılanmaya devletin kudret eli yeter. Gerektiğinde o el, balyoz gibi iner.

Böyle biline…

Yazarın Diğer Yazıları