Serkan GÜRTÜRK

İzahı Olmayanın Mizahı Olur

Serkan GÜRTÜRK

Geçtiğimiz hafta “Bile Bile Erimek” başlıklı köşe yazımızda, günün sonunda bizlerin tavsiye ve temennileriyle tatlıya bağlanan milletvekilleri arasındaki polemiğe değinerek âcizane önerilerimizi sıralamıştık.

Köşemizin bir bölümünde bakın neler yazmışız:

“Bu şehirde yaşayan bir gazeteci olmakla birlikte Cumhur İttifakı’na oy veren, Erdoğan’ın liderliğini benimseyen bir vatandaş olarak şunu düşünüyorum: Gürsel Erol ile yaşanan her polemik AK Parti’ye kaybettiriyor, Gürsel Erol’a kazandırıyor.

…………..

Kimse sizden susmanızı ve konuşmamanızı istemiyor. İstenen ve beklenen şey şudur: CHP Milletvekili Gürsel Erol yatırım alanları konusunu mu gündeme getirdi? Siz de çıkın, ‘Evet, Gürsel Bey’in gündeme getirdiği konu şehrimiz için de önemlidir ve gereklidir. Bizler de bu konu üzerinde Bakan’la görüşüyoruz. Kendisi de bizlere katkı sunarsa, bunu şehrimiz için koparırız.’ deyin.

Bu ifade ne sizi küçültür ne de Gürsel Erol’u büyütür. Bu, siyaseti ve AK Parti’yi güçlü kılar. Birlikte sonuca ulaşma konusunda AK Parti siyasetine güç katar.

Ama sizler reddiyeci bir tutumla her teklifi ve eleştiriyi ‘algı’ oluşturulmak olarak dile getirir ve karşı cenaha laf yetiştirmeye kalkarsanız, bundan hem siz hem de partiniz zarar görür.

Şunu iyi bilin ki sizin bu agresif tutumunuz, yanınızda bulunan ve siyasi feraseti sıfır olan birkaç kişinin takdirini kazanmış olabilir. Yine bu çıkışlarınız sizlerin nefsine hoş giden bir duygu oluşturabilir. Ama gerçek şu ki AK Partililer dahi bu üslubu ve zaman zaman ergen paylaşımlara kaçan bu tarzı beğenmiyor ve AK Parti’ye yakıştırmıyor.”

Bizlerin Perşembe günü sitemizde ve sosyal medya hesaplarımızdan yayınladığımız bu yazının ardından tüm milletvekilleri tek tek konuştu; birbirlerinin katıldığı programlara telefonla bağlanıp, “Bu polemiğin sürdürülmesine gerek yok, enerjimizi polemiklere değil hizmete yoğunlaştıralım.” dedi ve sulh sağlandı.

Günün sonunda, bizlerin öneri ve çağrısıyla yaşanan barışın ardından üç gün geçtikten sonra AK Parti Milletvekilimiz Ejder Açıkkapı bizleri arayarak uzun bir konuşma yaptı.

Konuşmasındaki ses tonu ve üslubu, sanki kavga devam ediyormuş ve bizler de kendisi aleyhinde bir algı oluşturuyormuşuz gibi bir havayı yansıtıyordu.

Oysa bizlerin söylediği net ve açıktı: Kavga olmasın, polemiklerle zaman öldürülmesin ve tüm enerji ile zaman şehre ayrılsın.

Bizlerin bu teklifi, aslında halkın da parti tabanlarının da beklentisi ve arzusu idi.

Biz bunları yazdıktan sonra da tartışmaların odağındaki milletvekillerinin hepsi, bizi haklı çıkarırcasına birbirlerinden helallik istediler ve yeniden birlikte çalışma kararı aldılar.

Bu yaşananlardan ve tartışmanın bizlerin dile getirdiği şekliyle tatlıya bağlanmasından günler sonra aranıp sigaya çekilmemizin izahı olur mu bilmiyoruz; ama izahı olmayan şeyin mizahı olur diyerek sadece tebessüm ettik.

Sevindiğimiz ve mutlu olduğumuz taraf ise Milletvekili Ejder Açıkkapı’nın, bizden başka herkese karşı gayet olumlu ve ılımlı bir tavır sergileyip, konuları tartışma zeminine çekmek yerine kenevir örneğinde olduğu gibi gerçeği ve bu hususta yaptığı çalışmaları naif bir üslupla izah etme yöntemine dönmesi oldu.

Milletvekili Ejder Açıkkapı’nın bu tarzını ve üslubunu doğru ve siyaseten akıllı bulduğumuzu söylemekle birlikte, bizlere yönelik olumsuz algı ve üslubunu çok da anlayamadığımızı ifade ediyoruz. Demek dostun doğrusu ağır geldi biraz! Oysa biz doğruyu da söylerken kendileri için söylemiştik. Zira bizim kaybedecek bir şeyimiz yok! İlk yazımızda da ifade ettiğimiz gibi kaybeden siyaset ve siyasetçiydi. Buna dikkat çektik biz.

Ejder Vekil bizi çok anlayamasa da biz, hakikatin ve kamu vicdanının sesiyiz…

Yazarın Diğer Yazıları