Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası, 23 yıl sonra önemli bir etkinliğe imza attı. Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi, 6-8 Şubat tarihleri arasında oldukça anlamlı bir fuara ev sahipliği yaptı. Fuara katılan firmaların stantları büyük ilgi gördü ve şehrin ekonomisinin hangi noktaya ulaştığı bir kez daha görüldü.
Elazığ TSO Başkanı İdris Alan’ın vizyoner girişimi ve iş dünyasına öncülük eden kişiliği bir kez daha kendini gösterdi. Rutinin insanı ve klasik işlerin yöneticisi değildi İdris Başkan. Bulunduğu makamın klasik iş ve işlemleriyle yetinecek bir yönetici değildi ve olmadı.
Bunun ilk örneği, on yıllarca girmeye çalıştığımız ancak bir türlü giremediğimiz teşvik yasası kapsamına yine İdris Başkan’ın şahsi gayreti ve cesaretiyle alınmamızdı.
İdris Alan’ın birinci TSO başkanlığı dönemiydi. Şehirde bir OSB vardı ve sadece 900 kişilik istihdam sağlanıyordu. Doğuda bir il olmamıza rağmen birçok Doğu ve Güneydoğu iline verilen teşvik avantajları ilimize verilmiyordu. Gerekçesi ise hem çok komik hem de bürokratik oligarşinin siyasete dayattığı ve ne yazık ki başarılı olduğu ironik bir yaklaşımdı.
Sözde şehirlerin gelirleri hesaplanıyor ve Elazığ’ın kişi başına düşen millî geliri çok yüksek çıktığı gerekçesiyle teşvik kapsamına alınmıyordu. İşin asıl komik ve ironik tarafı ise Keban Barajı’nda üretilen enerjinin maddi değerinin tümü Elazığ’a geliyormuş gibi bir hesap yapılmasıydı. Kısaca, Keban’da üretilen ama Türkiye’nin her yerinde kullanılan elektrik parası Elazığ’ın kasasına giriyormuş gibi bir hesap yapılıyor ve kişi başına düşen gelir fazla görüldüğü için teşvik kapsamına alınmıyordu.
İşin en ilginç tarafı, bu hesaba siyasilerimizin de ikna olmuş olmasıydı. “Ne yapalım, kayıtlarda öyle gözüküyor; yapacak bir şey yok.” acizliğine düşmüşlerdi.
Bu durum hem bir yanlışlık hem de büyük bir haksızlıktı. Bu karanlık tabloyu aydınlık bir şafağa dönüştürecek bir yiğit gerekiyordu. Bu sürgit devam etmemeliydi. İşte şehrin makûs talihinin yıkılması gerektiğine inanan İdris Alan, mutlaka bu oyunu bozmalıydı.
Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, çok önemli ve üst düzey bir toplantı esnasında kürsüde konuşurken salonda, “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak.” dercesine bir ses yankılandı ve Elazığ’ın mağduriyeti örneklerle tek tek anlatıldı.
Elazığ, vatansever ve bayrağına sevdalı bir şehirdi. Ancak gençleri işsizdi. Bir OSB’miz vardı ama doğru dürüst üretim yoktu. Bunun için teşvik şarttı ve mutlaka bu hak Elazığ’a da verilmeliydi. İdris Başkan el yükselterek çok net ifadelerle bunları dile getirdi.
Başbakanın sözünün kesilerek bu gerçeklerin haykırılması az bir cesaret ve liderlik değildi. Tüm riskleri göze alan İdris Başkan, hak bildiklerini, haklı olmanın vakurluğuyla şehir insanının taleplerini bir çırpıda dile getirdi.
Başbakan Binali Yıldırım, İdris Başkan’ın bu kararlı ve keskin cümlelerini dinledi ve “Sabırsız Elazığlı” unvanını vererek konuşmasının sonunda ilimizin teşvik kapsamına alındığını açıkladı.
İşte o gün, bir şehrin doğuş ve kalkınma hikâyesinin başlangıç tarihiydi. O gün İdris Başkan’ın doğru, yerinde ve cesur girişiminin sonucu ortaya çıkan tabloyla bugün dördüncü OSB’mizi konuşuyor ve buralardaki 30 bin istihdamdan söz ediyoruz.
Her uzun yolculuk ilk adımla başlar. İşte 2017 yılında atılan ilk adımla başlayan bu kalkınma yarışında bugün artık şehir üretimde koşuyor, yatırımda yarışıyor ve rekabet edebiliyor.
Bunun en somut örneği ise ilimiz firmalarını aynı çatı altında buluşturan, ticari iş birliklerini güçlendiren ve şehrimizin ticari potansiyelini ortaya koyan TSO Genel Fuarı oldu. Ve bu fuar, şehrimizin birlikte başarma iradesinin somut bir göstergesi oldu.
Fuarın şehrimizin tüm aktörlerince bu denli büyük bir samimiyetle sahiplenilmesi ve bu doğrultuda oluşan sinerji, daha güçlü yarınlarımız adına en büyük kazanım oldu.
Hele hele bu fuarın açılışına Dünya Odalar Federasyonu ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu getirmek, İdris Başkan’ın gücü ve TOBB nezdindeki başarısının bir sonucuydu. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu bir fuar açılışına getirebilmek her Ticaret ve Sanayi Odası Başkanının harcı değildir. Kaldı ki Hisarcıklıoğlu’nun Türkiye’de bulunduğu günlerin sayısı da oldukça azdı.
Ankara ve İstanbul’daki üst düzey, çoğu bakanlık ile Dünya Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve daha birçok sanayi ve finans kurumunun düzenlediği toplantılar yanında dünyanın dört bir yanındaki programlardan vakit ayırıp İdris Başkan’ın davetiyle Elazığ’a gelen Hisarcıklıoğlu’nun fuardaki her bir standı ziyaret etmesi de ayrıca takdir edilmesi gereken bir husustur. Bunun mimarı da İdris Alan’dır.
Şehir sahipsiz değildir. Şehir; birlikteliğin, emeğin, alın terinin ve üretimin gücüyle Elazığ’ın gelecek vizyonuna katkı sağlayan yetkin ve ehil ellerdedir.
Üretimden tüketime uzanan, ortak aklın ve ortak vicdanın eseri olan Elazığ TSO Fuarı’nın düzenlenmesinde öncülük eden Başkan İdris Alan’a, fuarda stant açan tüm firmalarımıza ve fuara ilgi gösteren tüm Elazığlılara yürekten teşekkür ediyorum.