Serkan GÜRTÜRK

Hazar Gölü Ve Turizm

Serkan GÜRTÜRK

Uzun süren yağışlar sonunda yaz mevsimine hızlı bir giriş yaptık. Bir hafta önce kazaklarla gezerken şimdilerde yazlık tişörtler giyiyoruz.
Yaz mevsimiyle birlikte pazar ve manav tezgâhları da oldukça şenlendi. Dut, kiraz, karpuz, kavun, çilek, kayısı ve şeftalilerle renklenen seslenen rengârenk tezgâhları süslüyor.
Yaz mevsiminin gelişi ve okulların tatil edilmesi ile birlikte gurbetçi ve tatilcilerimiz de memleketlerine geldiler.
Sıla hasretini gidermek amacıyla Elazığ'a gelen ya da ilimizde misafir olarak bulunan insanlarımızın ilk durak yerleri ise piknik alanları, Hazar Gölü ve mesire alanları oluyor.
Mesire alanları ve Harput, gelen misafirlerimiz için oldukça ilgi çeken ve takdir gören tarihi ve turistik mekân olarak dikkat çekiyor.
Bu mekânların güzellik ve temizliğine rağmen Hazar Gölü ve çevresinin kirliliği ve görünce bizleri mahcup eden görüntüleri bu yıl da devam ediyor.
Bu konuda herhangi bir kurum ve kuruluşa yüklenmeden önce fert olarak her birimiz öncelikle kendimizi sorgulamalı ve bu kirliğe sebep olan tavırlardan kendimizi de sorumlu tutma duyarlılığına ulaşmalıyız.
Hazar gölünün hem Diyarbakır Yolu hem de Sivrice Sahil yolundaki kirliği, parklardaki bank ve kamelyaların halini görünce bunun mimarı olarak insanların hoyratlığına şaşırıyoruz.
Piknik yapmak ve şehrimizin en güzel ve nadide köşesinde güzel vakitler geçirmek amacıyla gittiğimiz alanların bu halini görünce kamu kurumlarının koyacağı her türlü yasak ve denetimlerinin de sonuç veremeyeceğini görüyoruz.
Hazar gölü ve çevresi ilimiz adına büyük bir kazanımdır ve nimettir. Bu tabiat güzelliği ve göl, Elazığ dışında başka bir ilde olsaydı hem önemli bir turizm merkezi hem de şehre ekonomik katkı sağlayan büyük bir kazanç merkezi olurdu.
Bizler hem özel sektör hem de kamu olarak bu güzelliğin değerini bilemediğimiz gibi mevcudu koruma noktasında da ne yazık ki çok bir mesafe alamadık.
Her yıl turizm sezonunun başlamasıyla birlikte temizlik seferberliği başlatılan hazar Gölü ve çevresi, duyarsız ve çevre hassasiyeti olmayan kişiler tarafından birkaç gün içinde yeniden kirli hale getiriliyor. Hemen her park ve sahil alanında çöp konteynerleri bulunmasına rağmen çöpler inat ve ısrarla yerlere ve sahil kenarlarına bırakılıyor. Piknik sonrası alan temizliği yaparak çöpler konteynerlere bırakılmaz yerine poşete dahi konulmadan olduğu yerde bırakılıyor hatta etrafa saçılıyor.
Bu konuda ilgili kurumların ikaz ve uyarıları da çok karşılık bulmuyor. Millet olarak bizi en çok dizginleyen ve akıllı davranmaya iten ise ceza ve yaptırımlar. Ceza yemeyen vatandaş duyarsızlığına devam ediyor. Ancak bir kez ceza yese ve bedel ödese bir daha o hayata düşmüyor.
İlimiz valisi Numan Hatipoğlu’nun hem çevre hem de turizmin geliştirilmesi konusundaki hassasiyet ve gayretine yakından şahidiz. Söz konusu Hazar Gölü sahil alanı jandarma bölgesi olduğu için kolluk kuvvetlerine çevreyi kirletenleri uyarmakla birlikte kurallara uymayanlara Kabahatler Kanunu çerçevesinde ceza yazma yetkisi verilmeli ve bu konu titizlikle takip edilmeli.
Ne yazık ki biz ancak cezadan anlayan ve bundan korkan bir milletiz. Uyarı, ikaz ve bilgilendirme gibi çalışmaların bizde çok karşılığı ve yaptırımı yok. Umarız olur.

Yazarın Diğer Yazıları