Son aylarda CHP’li Belediyelerde ayyuka çıkan yolsuzluk ve usulsüzlüklerin partiyi bitirdiğine yönelik açıklamalar yaparak kamu vicdanının sesi olan eski ya da yeni teşkilat görevlileri ve milletvekillerinin partiden ihraç edilmesine dönüşecek parti içi bir operasyon yapılma hazırlığı içinde olunduğu artık herkes tarafından biliniyor.
Aralarında ilimiz Milletvekili Gürsel Erol’un da bulunduğu ve parti Genel Merkezinin belediyelerde yaşanan yolsuzlukların son bularak “arınma” çağrısı yapan siyasilerin ihraç edilmesine tepki gösteren açıklamaları parti yönetimince bu kişilerin kendilerinin de hedef alınmasını getirdi.
Bu süreç de gösteriyor ki CHP ciddi bir yol ayrımında. CHP de milyarlarca liraların kadınlarla,voleybolcularla yendiği, özel uçaklarda âlemler yapıldığı, kamuya ait paraların lüks ve şatafat içinde yaşanmasına harcandığının çarşaf çarşaf belgeleri ve itirafçıları ortalıklara saçılmışken bu yanlışa dur deme dirayet ve cesareti gösterip ilkeli bir duruş sergileyen Gürsel Erol’un partiden ihracı durumunda CHP’nin Elazığ’da hangi konuma düşeceğine dair bir değerlendirme yaparsak şunları söyleriz.
Elazığ’da yaşayan herkes biliyor ki Gürsel Erol yoksa bu şehirde CHP de yoktur. Elazığ halkı 41 yıl CHP’nin yüzüne bakmamış, belirli kesimlerden aldığı yüzde 6-7 oyla şehir siyasetinde varlık göstermeye çalışmıştır.
Belirli çevrelere hapsolmuş, kabuğunu kıramamış ancak CHP’nin milli sporu olan hizipçilikten de kendini kurtaramamış ve 41 yıl adeta particilik oynayarak geçirilmiştir.
41 yıl sonra Gürsel Erol Millet ittifakının adayı olarak İyi Parti ve diğer bileşenlerin oylarıyla 2018 yılında aday olmuş, CHP’nin kendi oyları yine bir milletvekili çıkarmaya yetmemiş, ancak İyi Parti ve diğer partilerin oylarıyla milletvekili seçilmiştir.
Yani Gürsel Erol, 2018 yılında bile CHP’nin kendi oylarıyla değil, milliyetçi İyi Parti ile İslamcı Saadet’in oyuyla milletvekili olmuştur.
İlk dönem milletvekili döneminde halka yaklaşımı, her kesimi kucaklayan ve kuşatan bir siyasi portre çizmesi sayesinde 2023 seçimlerinde tek başına neredeyse ikinci milletvekilliğini çıkartacak bir oy patlaması yaşamıştı.
Bunları neden yazıyoruz. Elazığ’da CHP’nin bu yükselişini birileri CHP’nin kerameti kendinden menkul maharete ve gayreti olarak görmesin!
Yine birileri CHP’nin ana muhalefetteki başarısının sandığa yansımış bir artışı olarak da görmesin.
Ve yine bu yükselişi il genel meclisi ve belediye meclis üyelerinin çalışmasından bilmesin! Kaldı ki Gürsel Erol olmasa CHP Elazığ’da tek bir tane bile il ya da belediye meclis üyesi çıkartamaz. Hele hele bugün kendi özgül ağırlıklarıyla seçildiği kibrine kapılan isimlerle asla…
Bu değerlendirmelerden sonra söylenecek söz şudur: Elazığ’da Gürsel Erol yoksa CHP de yoktur, sıfırdır. CHP, Gürsel Erol’suz girdiği seçimden yüzde 5 dahi oy alamaz. Hele hele Gürsel Erol’un bağımsız olarak girdiği bir seçimde CHP’nin esamisi dahi okunmaz yerlerde sürünür.
Bu da gösteriyor ki bugün Gürsel Erol’un sayesinde bir yerlere seçilen, bir yerlerde ahkam kesen hiçbir zevatın Elazığ’da karşılığı, hele hele kendini seçtirecek çapı, çevresi ve etki değeri yoktur.
CHP’de herkes önce aynaya bir bakmalı, teraziye çıkıp sıkleti kadar konuşmalı. CHP’de herkes Gürsel Erol’un varlığı kadar vardır. Yoksa hiçtir, sıfırdır, boştur, konumlarını şahsi çıkarlarına alet etme basitliğine düşen ancak bunu perdelemek için de siyasi şov yapan zavallılardır!
Onun için kim bugünlerde CHP adına konuşuyor ahkam kesiyorsa önümüzdeki seçimlerde Gürsel Erol’suz kalma gerçeği ile yüzleşeceğini bilmeli ve ona göre siyaset yapmalıdır. Ve yine CHP örgütleri, Gürsel Erol sayesinde anahtar teslimi milletvekili kazanma kolaycılığından kurtulup öz varlıklarıyla ve halktaki karşılıklarıyla nasıl seçim kazanacaklarını şimdiden planlamalıdır. Yoksa yeni bir 41 yılın başlangıcına merhaba demek zorunda kalacaklardır!