Yetkili ağızlardan ve taraflardan herhangi bir resmi açıklama yapılmamasına rağmen şehir içinde kaldığı ve çevresel kirliliğe sebep olduğu gerekçesiyle şehir dışına taşınması on yıllardan beri gündemde olan ancak son yıllarda özellikle MHP Milletvekili Semih Işıkver’in ısrarla gündeme getirmesi, Ak Parti Milletvekilleri, CHP Milletvekili Gürsel Erol ile Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın da ortak talebi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve diğer ilgili Bakanlıklarla ile fabrika yetkilileriyle yapılan görüşmeler sonucu fabrikanın taşınması yönünde karar alınmıştı.
Bu gelişmenin ardından kamuoyunda fabrikanın Tadım Köyü civarına taşınmasıyla birlikte yeni bir gündem oldu. Bölgeye yakın çevrelerin muhtarları ile bazı sosyal medya kullanıcılarından bu bölgede oluşacak çevresel etki değerleri sebebiyle karşı açıklamalar geldi.
Öncelikle şu gerçeği ortaya koymak lazım. Tüm şehir halkı bu fabrikanın il dışına kaldırılmasını istedi. İlimiz siyasileri bu talebi ilk kez oldukça ciddi ve çözüm odaklı gündemine aldı ve önemli mesafeler kat etti. Ve yine ilk kez fabrika sahipleri bu talepleri makul karşıladı ve uygun bir alana taşınma konusunda irade ortaya koydu.
Şimdi sorun, fabrikanın nereye taşınacağı sorusuna kenetlendi. Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki bir fabrika nereye yapılırsa yapılsın o bölgelerden benzer şikâyetlerin gelmesi oldukça normal ve alışıldık bir refleks tepkisi olacaktır.
Kamuoyunda konuşulan Tadım bölgesinin özelliği nedir diye sorarsanız şunları söyleyebiliriz. Şu an mevcut fabrikaya hammadde olarak getirilen toprak, hafriyat olarak Tadım bölgesinden ve ağır tonajlı kamyonlarla taşınmaktadır. Bu taşınma hem trafiği tehlikeye atmakta hem de hem de yolları Yeniköy yolları örneğinde olduğu gibi yollarımızı ciddi anlamda tahrip etmektedir.
Hammaddenin yakınında ve Güney çevre yoluna ulaşımı birçok alternatif yolla yapılabilecek ve en yakın yerleşim alanına en az 6-7 kilometre uzaklıkta olan bir alanda yeni fabrikanın yapılması önemli bir alternatiftir.
Gözden kaçan bir konu daha var ki o da yeni kurulacak fabrikanın çevreye vereceği zarar meselesidir. Bu konuda endişe taşıyan ve paylaşım yapanların zihninde mevcut çimento fabrikasının bacasından çıkan duman, etrafa yaydığı toz ve sağlığa zarar veren salınımlarıdır. Oysa mevcut fabrika 1960’lı yılların teknolojisi ile yapılmış oldukça eski bir mekanizmayla işletilmektedir.
Yeni nesil çimento fabrikalarının çevreye verdiği herhangi bir zarar yoktur. Bunun en somut örneği Prof. Dr. Yasemin Açık tarafından ilimize kazandırılan Seza Çimento fabrikasıdır.
Bu fabrikayı bizzat gezen ve gören birisi olarak ifade edebiliriz ki artık çimento fabrikaları yeni teknoloji ve insan sağlığını önceleyen sistemlerle inşa ediliyor. Dolayısıyla yeni kurulacak fabrikayı eski fabrikanın MHP Milletvekili Semih Işıkver’in sıklıkla paylaştığı ve hafızalara kazınan resimle değerlendirmeleri çok da doğru bir yaklaşım değildir.
Fabrikanın şehir dışına taşınması konusunda yıllardan beri verilen mücadelenin belirli bir aşamaya gelmesi sonrası yaşanan bu tartışmaları doğru bulmakla birlikte bu tartışmalar bilimsel ve istihdam temelli de bakılması gerektiğine inanıyoruz. Bu fabrika eğer taşınacaksa her muhtemel mekan hakkında benzer tartışmalar yaşanacaktır ve bu oldukça doğaldır. Ama bilimsel olarak en uygun alan bulunduktan sonra da kamuoyu yine bilimsel verilerle ikna edilip reel gerekçeler ortaya konarak yeni fabrikanın kurulması sağlanmalıdır. Bu yapılmazsa bu fabrika asla şehir dışına taşınamaz ve biz tartışmalarla yıllar kaybederiz.