Tunceli'de 2025: Sessiz Gelişim, Net Duruş
Ferhat Hanedan Güven
2025 yılı Tunceli için gürültülü sloganların değil, sessiz ama etkili adımların yılı oldu. Bu şehirde yıllardır konuşulan birçok başlık, ilk kez aynı anda hem sahada hem de vicdanlarda karşılık buldu. Güvenlik, doğa, istihdam ve devlet ciddiyeti… Hepsi bir yılın içine sığdı.
Tunceli’nin en büyük gücü, belki de en az fark edilen yönü inanç turizmidir. Munzur Gözeleri’nden Düzgün Baba’ya uzanan hat, yalnızca bir ziyaret rotası değil; bu toprakların hafızasıdır. 2025’te artan ziyaretçi sayısı, Tunceli’nin doğru anlatıldığında nasıl bir çekim merkezi olabileceğini bir kez daha gösterdi. Buna Munzur Vadisi, Pülümür ve Ovacık’taki eşsiz doğa eklendiğinde, şehir adeta kendini dile getirdi.
Ancak bu imkânların sürdürülebilir olması için doğanın korunması da şarttır. Dağ keçilerinin yaşaması için avcılığın yasaklanması, ters lalelerin koruma altına alınması ve doğaya zarar verecek maden ocaklarının Valilik kararıyla iptal edilmesi; işte bu yüzden önemlidir. Bunlar “çevreci vitrin” değil, geleceğe bırakılan temiz bir mirastır.
2025’in en dikkat çekici başlıklarından biri de güvenlik oldu. Emniyet ve jandarmanın yürüttüğü başarılı operasyonlar sayesinde şehirde hissedilir bir huzur ortamı oluştu. İnsanlar bunu rakamlardan önce sokakta fark etti. Çünkü huzur, tabelayla değil, gündelik hayatla ölçülür. Güven yoksa yatırım olmaz, yatırım yoksa iş olmaz, iş yoksa umut kalmaz.
Uzun yıllar terörün gölgesinde bırakılan Tunceli, terörün büyük ölçüde sona ermesinin ardından bu kez ahlaki ve sosyal çürüme girişimleriyle karşı karşıya bırakılmak istendi. Ancak bu kirli senaryo tutmamıştır. Devlet, oluşan boşluğun suç örgütleri tarafından doldurulmasına izin vermemiştir.
Emniyet ve Jandarma birimlerinin eş güdümlü ve kararlı operasyonları bunun en açık göstergesidir. 12 adrese yapılan eş zamanlı operasyonla Tunceli tarihinin en yüksek esrar yakalaması yapılarak 23, 2 kilogram esrarın ele geçirilmesi, il ölçeğinde uyuşturucu ticaretine vurulmuş ağır bir darbedir. Bu yakalama, yalnızca bir istatistik değil; gençleri hedef alan bir zehir düzeninin parçalanmasıdır.
Dolandırıcılık suçlarına karşı da özellikle siber alanda yürütülen operasyonlarla, vatandaşları sahte siteler ve telefonlarla dolandıran şebekeler çökertilmiştir. Böylece devlet, yalnızca sokakta değil, dijital alanda da suçun peşini bırakmadığını göstermiştir. Yani 2025 yılında sanatsız bırakılan bir sokakta yaratılan gürültünün siyasi maske düzenekli bir taban oluşturma girişimi olduğunu açıkça kendini göstermiştir. Devleti ve ilgili birimleri suçlamanın siyasi bir senaryo olduğu bu başarılı adımlar ile açığa çıkmıştır.
2025 yılında Vali Şefik Aygöl’ün ortaya koyduğu yönetim anlayışı ise ayrı bir parantezi hak ediyor. Çöken 15 Temmuz Şehitler Parkı’nın yeniden yapılması ve sökülen 15 Temmuz Şehitler Bulvarı tabelasının yenilenmesi, basit birer belediyecilik faaliyeti değildir. Bunlar, devletin hafızasına sahip çıkma iradesidir. İlk kez köy yollarının sıcak asfalt ile buluşmasıda gönülden gönüle uzanan iletişimi hem somut hem de soyut olarak net bir şekilde ortaya koymuştur. Vali Şefik Aygöl adeta Vefa hizmetinin ağlarını örmüştür.
Vatandaş Vali Şefik Aygöl ile görüşmek için iletişimini dört duvar arasında değil, dört dağın arasında kurulu olan şehrin dört bir noktasında gerçekleştiriyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile İŞKUR İl Müdürlüğünün ortak çalışmalarıyla örülen umut ağı, engeli olan bireylerin umut yolculuğunda onlara sırdaş olmayı başardı; bu yaklaşım 2025 yılının en kıymetli adımlarından biri olarak kayda geçti. Asıl önemli olan ise artık onlara bir şey anlatmaya gelenlerin, onları dinlemeyi de bilmesi, öğrenmesi ve hatırlamasıydı. Hep soru soranlardan bu kez bir cevap beklenecekti. Bu umudu var edenler de var olsun.
Uzun Mehmed’in vefatı hepimizi derinden etkiledi. Adının parka verilmesi ise 2025 yılının bir diğer vefa örneklerinden biriydi. Vefa motifi kendini Tunceli Müzesinde de gösterdi binlerce vefalı adım müzede Tunceli’nin kadim öğretisi ile buluştu ve buluşmaya da devam ediyor.
Tunceli Devlet Hastanesinde onkoloji hizmet biriminin faaliyete geçmesiyle birlikte, kanser hastalarının tanı, takip ve tedavi süreçleri il dışına sevk edilmeden yürütülmeye başlanmış, bu önemli adım hem hastalar hem de hasta yakınları için büyük bir kolaylık sağlamıştır. Onkoloji biriminin hizmete alınması, sağlık hizmetlerine erişimi güçlendirirken Tunceli’de nitelikli ve sürdürülebilir sağlık hizmetleri sunulması açısından da önemli bir gelişme olarak 2025 yılı içerisindeki önemli atılımlardan biri olmuştur.
2025 yılı içerisinde Tunceli’nin tanıtımına yönelik atılan adımlar, kentin gücünü ve özgün kimliğini meydanlardan sosyal medyaya taşıdı. YouTuberlar, içerik üreticileri, fotoğrafçılar ve doğa tutkunlarının Tunceli’ye gelmesiyle birlikte kentin doğal zenginlikleri, kültürel dokusu ve kendine has ruhu geniş kitlelere ulaştı. Bu ilgi, yalnızca bir tanıtım faaliyeti değil; Tunceli’nin anlatılan değil, yaşanan bir şehir olduğunun güçlü bir göstergesi oldu.
2025 yılının başarılı adımlarından biri de yerel üretimi destekleyen, ürünlerin ulusal ve uluslararası piyasalarda katma değerini artırmayı hedefleyen çalışmalar oldu. Pülümür kaynak tuzunun tescillenmesiyle birlikte Tunceli, özgün ve yerel ürünlerini koruma altına alma yolunda önemli bir aşama kaydetti. Daha önce tescillenen Tunceli balı ve Ovacık sarımsağı gibi değerlerle birlikte Pülümür kaynak tuzu, kentin doğal, temiz ve kendine has üretim kültürünü tamamlayan güçlü bir unsur haline geldi. İnşallah yakın zamanda Tunceli bir Bal Evi projesiyle de adından söz ettirir.
2025 yılında, kendimce unutulmayan, vefalı ve iz bırakan adımları kaleme almaya çalıştım. Bir kusurum, bir eksikliğim olduysa affola. Bu vesileyle 2026 yılını sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle kutluyorum.
Herkesi, özellikle de bugüne kadar Tunceli’yi görmemiş canları; 2026 yılında Munzur’un kırk gözesinde kırk yıllık hatırla canlarla buluşmaya davet ediyorum. Ağlayan kayalıkların derdini dinlemeye, Düzgün Baba’da bir çıra yakmaya, Ana Fatma’dan nasihat almaya, pepuk kuşunun efsanesinden ders çıkarmaya çağırıyorum.
Dağ keçisi, vaşak, bozayı, yabani domuz ve tilkilerle; ters lale, Munzur çiçeği, zembul ve Munzur nergisiyle birlikte kurdun, kuşun, börtü böceğin hakkını gözetmeye, bu kadim coğrafyanın emanetine sahip çıkmaya davet ediyorum.