Necmettin Erbakan ve Türkiye Yüzyılının Baharı
Ferhat Hanedan Güven
Türkiye siyasetinin vizyoner liderlerinden Necmettin Erbakan, halkın emeğine, alınterine ve adalet duygusuna inanan bir öncüdü. Onun mücadelesi, Milli Görüş felsefesi üzerine kuruluydu; bu felsefe, üretkenliği, çalışkan insanı yüceltmeyi ve toplumsal adaleti merkeze koymayı esas alır. Erbakan’a göre bir ülke, halkının alınteriyle ürettiği sürece güçlü olur, dışa bağımlı değil, kendi kaynaklarıyla kalkınabilir.
Ancak, Erbakan ve dava arkadaşları, 28 Şubat sürecinde büyük bir zulme uğradı. O dönemde toplumun farklı kesimlerinde dökülen gözyaşları, haksızlığa uğrayanların acısı, Türkiye’nin vicdanına kazındı. Ama o gözyaşı boşuna değildi; çünkü 28 Şubatın mağdurları, 15 Temmuz’da masumları koruyan, vatanına sahip çıkan bir milletin kahramanları olarak tarih sahnesinde yerini aldı. O karanlık süreçte yaşanan acılar, 15 Temmuz’da alınteri ve ferasetle birleşerek Türk milletinin dört bir yanda atılımına vesile oldu.
Ve o alınteri Bugün, Erbakan’ın mirasını yaşatmanın en somut yolu, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yapılan yerli ve milli yatırımlardır. Milli otomobil TOGG, genç mühendislerin emeğini simgelerken, savunma sanayi projeleri Türkiye’nin kendi gücüne güvenmesinin ve stratejik bağımsızlığının göstergesidir. Enerji ve altyapı yatırımları ise kalkınmayı halkın hizmetine sunarak, Erbakan’ın ideallerindeki gibi alınteri ve emeğin değer gördüğü bir Türkiye vizyonunu gerçeğe dönüştürüyor.
Necmettin Erbakan’ı anmak, sadece geçmişi hatırlamak değil; Milli Görüş’ün ruhunu, alınterini ve emeği yücelten bir Türkiye’yi inşa etmeye devam etmek demektir. Türkiye Yüzyılının Baharı, 28 Şubatın dökülen gözyaşı ile 15 Temmuzun alınteri ve ferasetiyle filizleniyor; milletimizin kararlılığı ve üretkenliğiyle her gün daha da güçleniyor.