Büşra Berk Demirtaşoğlu - Eğt. Danışmanı

Duygusal Zeka (EQ ) ve Önemi

Büşra Berk Demirtaşoğlu - Eğt. Danışmanı

Birçok ebeveyn okul çağı boyunca çocuğun sadece IQ 'sunu destekleyen aktivitelere zorlar. Ve sadece bunlara yönelik dönüt almaya uğraşırlar.

  Peki ya çocuğumuzun EQ su (Emotional Quotient) yani duygusal zekası ?

EQ: bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü tanımlanmaktadır.

Yani;

Öz bilinci,

Kontrol gücü,

Empati yetisi,

Duygusal yeterliliği,

İletişim kurabilmesi,

Sorunlara çözüm bulabilmesi,

Yerine göre davranabilmesi,

Topluluk önünde ya da birebir dialog kurmadaki ifade gücü,

Savunma mekanizması,

Öfke -stres kontrolü,

Üslubu ?

Ve daha birçok duygusal alanda da çocuğumuzu geliştirmemiz gerekiyor.. Bu da gündelik hayata önem vermekten geçiyor.

Misal; evimize gelen bir misafire " hoş geldiniz, nasılsınız ?"demeyi bilemeyen çocuklarımızı odalara kapatıp ya da kapatmasına müsade edip test çözmesini beklemek gibi .

Günlük sorumluluklarını bile yaptırmayıp yeter ki o 2 satır daha ders çalışsın demek gibi.

Elbetteki dersine zaman ayırmalı ancak neyi ne zaman yapacağını ayırt edebilmeyi bizler öğretebiliriz. Bu sebeple en önce de kendimizi geliştirmemiz gerekiyor.

Birine öfkeli iken nasıl davranıyoruz?

İletişimi nasıl kuruyoruz?

Sorunlarla nasıl başa çıkıyoruz?

Misafirlerimizi nasıl ağırlıyoruz ?

Günlük hayatta ailemize yalan mı söylüyoruz yoksa dürüst mü oluyoruz ?

Eşimize, dostumuza, komşumuza ,dışarıdaki hayvana, pazara ,esnafa ... kısaca biz ne kadarız ve NASIL DAVRANIYORUZ ?

Çocuklara anne & baba& akraba & kardeşini ya da diğer insanları kötüleyip birde onlardan destek mi bekliyoruz?

Çocuklarımız ,bebeklikten beri bunları kaydederler,öğrenirler.

Aksi halde ;

Çevremizde gördüğümüz o kariyer basamaklarını çıkmış ya da saygın bir meslek sahibi olsalar bile hãla iletişimi, ifadeyi, üslubu, adab - ı muaşereti ,empatiyi bilmeyen nice insanlar gibi olurlar .!

Elbetteki bunu da istemeyiz.

Ve siz sevgili gençler, artık 15- 18 yaşlarına geldiğinizde artık kendi hayat dümeninizin kaptanı olduğunuz için kendinizi sadece akademik kariyerde değil bu alanlarda da geliştirmeyi istemelisiniz. Anne babalarınızın eksik kalabildiği yerleri tamamlamak artık sizlerin sorumluluğunda olduğunu bilmelisiniz.

 

Yazarın Diğer Yazıları