Bahaddin Yeşilkaya

Savaşın Adı Kalleş Olursa...

Bahaddin Yeşilkaya

Binlerce yıldır savaşlar olmuş, savaşlar oluyor, savaşlar olacak ve olacağını da bize tarih gösterdi ve de

gösteriyor.

Bu insanlık tarihinde bir realitedir.

İnsanlık var olduğu sürece bu böyle devam edecektir.

Çünkü insanlar kendi güçleri oranında yeryüzünü domine etmek, yönetmek ve hegomen olmak ister.

Kudret, kuvvet ve gücünü bir şekilde ortaya koymak ve ispatlamak ister.

Tarih öncesi ve sonrası bu yaşanmışlıklarla doludur.

Zira vesikalar tüm bu yaşananları bize aktarmıştır.

Ve bize aynı zamanda bu vesikalar savaşın bir namusu, savaşın bir ahlakı, bir hukuku, bir vicdanı ve

savaşın nasıl cereyan ettiğini de yazar.

Savaşlar da hile olur, fakat zinhar kalleşlik olmaz ve olamaz.

Kalleşlik bir insanın yapabileceği en son hal, O da insanlıktan çıkma halidir.

Aslında kalleşlik hiçbir şartta kabul edilir değildir.

Buna tevessül eden her kimse ya namerttir ya da insanlıktan nasibini almamıştır.

Savaş anı yaklaştığında taraflar meydan okumalarla açık ederler.

Ancak Kendi savaş siyasetini ve taktiklerini açık etmezler.

İşte varsa savaşta bir hile o da budur.

Bana söyler misin gayeleri sadece ve sadece okumak olan kendi ve insanı için bir şeyler öğrenmek,

insanlığa bir şeyler katmak, faydalı olmak için ve henüz ergen bile olmamış çocuk yaştaki okulları

bombalayarak yüzlercesini öldürmek, kalleşlik değil de nedir.

Bir devletin, bu devlet küçük olur, büyük olur, güçlü olur,zayıf olur, Müslüman olur, gayri Müslüm olur,

hiçbir fark gözetmeden liderlerinin bombalanması, öldürülmesi, söyler misin kalleşlik ya da haydutluk

değil de nedir.

Tarih, eşi benzeri olmayan böyle ahlaksız, hukuksuz, namusuz, vicdansız hiçbir savaşı ne kaydetmiştir

ne de söz konusu olmuştur.

Bir ülkenin hastaneleri bombalanıyorsa, su kaynakları bombalanıyorsa, en temel alt yapıları

bombalanıyorsa, söyler misin bu vicdansızlık değil de nedir.

Tarihin hiçbir döneminde bunca namusuz, ahlaksız ve vicdansız bir dönem yaşamış değildir.

Bu kalleşliğin ve haydutluğun tek bir açıklaması var, oda o da güç bende ise o halde ben haklıyım ve

ben yaparım.

Bu türden savaşlara hiçbir zaman savaş denilmez olsa olsa tam bir zorbalık ve kabadayılıktır.

Yeryüzü bu türden zorbalıkları kaldırmaz ve kaldırmamalıdır.

Aksi halde dünya tam bir kaosa sürüklenir ki, böyle bir durum hiçbir kimseye bir fayda sağlamaz.

Şimdiler de yaşananlar bu değil midir?

Katil Siyonist İsrail ve kuyruğunda ABD’nin yıllardır bu coğrafyada, yani bizim coğrafyada, yani Irak’ta,

Afganistan’da, İran’da yaptığı katliamlar ve estirdiği terörizm, başka nasıl izah edilebilir.

Bu haydutluğa karşı yapılacak tek bir şey var o da bu coğrafya insanı olarak bize bir olmak, beraber

olmak, kısacası tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, ümmet olmak düşer.

Aksi hal bu vahşi ve emperyalist hayvanlar bu coğrafyanın her bir karışı ve her bir insanını lokma lokma

yaparak, yem olmaktan başka bir seçenek kaçınılmaz olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları