ŞORTLU FOTOĞRAFIN VAR MI?
Ahmet POLAT
Sürekli gündemden düşmeyen konuların başında gelen bir mevzudur ‘’Senin şortlu fotoğrafın varmı?’’ diye.
Spor kamuoyunda birilerini kötülemek adına sorulan ve cevabının da hazır olduğu tek basit sorudur bu aslında…
Şimdi bu mevzu nereden çıktı diye soranlara kısa da olsa bazı konuları aktarayım dedim.
İlimizde çok sayıda antrenör, teknik direktör ve de yöneticiler var.
Bu kişilerin içinde işini çok iyi yapan ve kimseye muhtaç olmadan ayakları üzerinde duranlar var ve başarılı işlere de imza atıyorlar.
Takım çalıştırmayanlar ve birilerini kötüleme babında yaptıkları eleştirilerde de tek konuşulan mevzu tam olarak ‘’Onun şortlu fotoğrafı varmı ki?’’
Siz spor severler için kısa bir araştırma yaptım.
Futbol oynamayan yabancı teknik adamların tespit ettim. İşte yabancı teknik adamlar;
1-Arrigo Sacchi: Efsanevi İtalyan teknik direktör, futbol oynamadığını şu sözlerle açıklamıştır: "İyi bir jokey olmak için daha önce at olmaya gerek yok." Milan ile unutulmaz başarılar kazandı.
2-José Mourinho: Üst düzey bir futbolculuk kariyeri olmamasına rağmen tercümanlıktan gelip dünyanın en büyük kulüplerinde Şampiyonlar Ligi zaferleri yaşadı.
3-Maurizio Sarri: Bankacılık mesleğini bırakıp tamamen amatör liglerden gelen ve Napoli, Juventus, Chelsea gibi devleri çalıştıran İtalyan teknik adam.
4-André Villas-Boas: Genç yaşta antrenörlüğe başlayan, Porto ile UEFA Avrupa Ligi'ni kazanan Portekizli çalıştırıcı.
5-Rafael Benítez: Sakatlık nedeniyle erken yaşta futbolu bırakan ve Real Madrid, Liverpool, Valencia gibi takımlarda zirveye çıkan İspanyol teknik direktör.
6-Francesco Farioli: Türkiye'de Alanyaspor ve Karagümrük'ü çalıştırdıktan sonra Avrupa'da Nice ve Ajax gibi önemli kulüplerin başına geçen genç İtalyan teknik adam
Türkiye'de ise profesyonel liglerde top koşturmadan sivrilen en bilinen örneklerden biri Özhan Pulat olarak görünüyor.
Biliyorum ki kendisini futbol oynamış gösteren çok sayıda antrenörümüz var.
Türkiye'de ve Dünya’da genel futbol kanunları TFF kriterleri gereği teknik direktörlük yapmak için eski futbolcu olmak kesin bir zorunluluk değildir.
UEFA antrenörlük eğitimlerini (Pro Lisans, Elit, UEFA A-B-C vb.) başarıyla tamamlayan herkes bu lisansı alabilir.
Spor camia içinde eski futbolcu olmayanlar oldukça az ve genelde çalışma alanları analist ya da akademik personel olarak devam etmekteler.
Burada amaç spora hizmet ise kimin hangi diplomaya sahip olduğu değil maçı okuyabiliyor mu? Teknik bilgisi ne derece? Futbol piyasasında ki ağırlığı ne boyutta?
Şu bilgiler ışında kimi, nasıl ve ne şekilde eleştirecek işi bilen adamlar acaba…
Ama malum biz eleştirinin göbeğinde olduğumuz için şortlu resmin dışında başka başka mevzular bulur ve koca koca taşlar atmaya devam ederiz.
Bunlarla uğraşacaklarına Elazığspor’un başarı grafiği daha yukarıya doğru nasıl çıkar?
Alt yapıdan kaç tane oyuncu A takıma transfer oldu?
Alt yapıdan başka profesyonel takımlara kaçı gitti?
Kulüpte kaç tane Elazığlı hoca diplomasını yükseltti ve kulübe katkı sağladı?
Bu soruları soran işi bilen kişiler olmadığı için maalesef pek de önem arz etmiyor.
Ben bu tür yazılar yazmaktan bıktım artık.
Kime sorsan o kişi çok büyük hoca, antrenör, spor uzmanı ve yönetici.
Çok ortama girdim, çok kişinin nasıl bir anda renk değiştirdiğine şahit oldu.
Zamana ve duruma göre şekil değiştirenlerle muhabbetimi kestim.
Başkan diye bilinen kişi ile fikir alışverişim yaklaşık 15 yıldır devam ediyor.
Bana ne söylediyse sanki nokta atışı gibi. Ama onda yeri geldi mi ‘’Şortlu fotoğrafı yok’’ diyorlar.
Diyenler ne hikmetse mekanından hiç çıkmayan kişiler.
Ben bu duruma da hayret ediyorum.
Bakalım daha neler yaşayacağız ve nelere şahitlik edeceğiz.
İlimizde bu tür malzemeler oldukça biz daha çok kaleme alacak mevzu konuşuruz…