Ahmet POLAT

Orta Saha Neredesinnn…

Ahmet POLAT

Hafta içi İstanbul deplasmanından 0-0 berabere kalan Elazığspor’da ilk göze çarpan durum orta sahanın maçta olmayışıydı.

Bir önceki hafta yoğun kar yağışı altında üstün bir oyu ortaya koyan temsilcimiz Elazığspor sahadan 5 golle moral kazandı.

Fakat bu duruma karşılık olarak İstanbul deplasmanında Beyoğlu Yeni Çarşıspor maçında vasat bir oyun ortaya koyarak sahadan 1 puan ile ayrıldı.

Genç bir kadroya sahip olan Beyoğlu Yeni Çarşıspor forvet hattında çok fazla hata yaparak bir şekilde bize 1 puan verdiler.

Ekrandan izlediğimiz kadarıyla orta sahada görev alan oyuncular sanki ilk kez maça çıkıyor ve futbolculukla hiç alakaları yok gibiydiler.

Maçtaki değişikliklerde Sarıyer’den transfer edilen Hakan Yavuz 90 dakika oynarken, Mikail Koçak 84 dakika oynayıp yerini Maksut Taşkıran’a teslim etti. Kastamonu’dan transfer edilen Ali Altınöz ise 68 dakika oynayıp yerini Erkan Eyibil’e teslim etti. Kadroda yer alan Kerem Şenyüz ise hiç şans dahi bulmadı.

Bu doğrultuda şunu tekrar ifada etmek isterim ki yapılan transferlerden en önemli mevki olan orta sahada kim nasıl bir futbol oynadı da ben ve benim gibiler orta sahada bu denli şikayetçiyiz.

Devre arasındaki transferler nasıl yapılır?

Bu durumu ilkokul öğrencisine sorsanız size en ince ayrıntısına kadar anlatırlar.

Elazığspor normal mahalle ve semt takımı değil.

Bir şehir takımı ve geçmişi olan bir kulüp.

Neye ve kime göre transferler yapıldı?

Bir takımın kalecisi, orta beyni, kanatları ve forvet hattı sağlam oyunculardan kurulacak.

Orta saha sanki maç bitsin de otele gidip yemek yiyelim havasındaydılar.

Sahada kar engeli olmayan, ev sahibi takımın pek taraftarı olmamasına karşın taraftar baskısının olmadığı bir deplasman.

Bizler bu tür maçları rahat bir şekilde kazanamazsak hangi maçları alacağız.

Forvet alanında aynı şekil.

Enes Soy ikinci yarıda yerini Fuat Bavut’a, Halil İbrahim Sönmez 68. Dakikada yerini Erkan Eyibil’e ve Bursaspor’dan transfer edilen Sertaç Çam ise 90 dakika görev aldı.

Sertaç zaman zaman etkili olmasına karşın ilk yarıda Enes ve ikinci yarıdaki Fuat etkili hamleler yapamadılar.

Şimdi rakip oyuncular genç bir kadroya sahipler. Bu konuda hem fikirim ama Enes ve Fuat’ın yırtıcı yapılarını defansa hissettirip gol yollarını zorlamaları gerekirdi.

Sertaç ise maalesef tek başına kaldı ve hamleleri yetersiz kaldı.

Rakip takım sıralamada 27 puanla 11. Sırada. Bizlerde 33 puanla 8. Sıradaydık. Biz eğer play-offu çok istiyorsak Beyoğlu’nu yenip hanemize 3 puan ekleyip 36 puana çıkmalıydık. Alınan 1 puan bence pek faydalı olmadı.

Çünkü bizim ligde kalma gibi bir düşüncemiz asla olamaz. Play-off garantileyip daha sonrada 1. Lige yükselmek.

KİM HESAP VERECEK?

Tekrardan başa dönecek olursak; sahada yaşanan kötü futbolun izahını ve yapılan hamlelerin hesabını kim verecek.

Desteğin zirve olduğu şu durumdan yararlanmak yerine har vurup harman savurmak mı lazım?

Teknik ekiplerin durumu, futbolcuların oynadıkları bahis olayları ve yapılan transferler.

İnanın hangi konuyu açsak bence sıkıntı.

Bu kulüp bizim ve hep dert ediyoruz.

Neden bunlar yaşanıyor?

Neden daha iyisi olmasın?

Biz neden oralarda değiliz?

Gibi kafalarda deli sorular var.

Oyunculardan, teknik ekipten istenilen iyi futbol ve başarı. Ekonomik anlamda sıkıntının pek olmadığı bir dönemde böylesi yanlışların yaşanması içimizi acıtıyor.

Pazar günü kendi sahamızda Altınordu takımıyla karşılaşacağız. Bu maç aynı Beyoğlu Yeni Çarşı gibi genç bir kadroya sahip ve de puan açısından da alt sıralarda olan bir ekip.

Maçı ciddiye alırsak taraftar desteği ile rahat 3 puan alıp kendimize geliriz diye düşünüyorum.

Dualarımız ve desteğimiz Elazığspor için.

Yazarın Diğer Yazıları