Kim Ya Da Kimlerin Hamlesi Bu?
Ahmet POLAT
Haber Ayrıntı sitesinde 2019 yılından bu yana, yani 7 yıldır spor alanında köşe yazısı yazmaya çalışıyorum.
Geçtiğimiz günlerde Serkan Gürtürk’ün köşe yazısını okurken, Ferhat Hanedan Güven isimli kişinin sitede köşe yazarlığı yapması bazı kesimler tarafından eleştiri yağmuruna tutuldu.
Cinayet vakası ve adli bir konu olduğu için fazla fikir beyan etmek doğru olmamakla birlikte, eleştirinin odağındaki Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Haber Ayrıntı Gazetesi imtiyaz sahibi Serkan Gürtürk’e bakmak lazım.
Ferhat Hanedan Güven isimli kişinin referansı kim oldu?
Her önüne gelen köşe yazarlığı mı yapacak?
Serkan Gürtürk, köşe yazarlığı için sizce detaylı inceleme yapmadı mı?
Kendisine sıkıntı yaratacak kişi ya da kişilere imkân sağlayacak biri mi?
Serkan Gürtürk’ün köşesinde yazdığı gibi:
“Bizimle derdiniz ne ise açıkça söyleyin. Harbice gelin bize, dolaylı söylemeyin. Deyin ki sizi bundan dolayı sevmiyoruz, sevmeyeceğiz. Eyvallah deriz. Kaldı ki kimse kimseyi sevmek zorunda da değil. Ama herkes kendisini haksız ithamlara karşı savunmak zorunda. Evet, Ferhat Hanedan Güven gazetemizde yazılar yazmıştır. Savcılık bizi çağırsın ve ‘bu ismi size kim köşe yazarı olması için tavsiye etti?’ diye sorsun, biz hepsini tek tek sıralarız. Korkarız ki bu liste bizim tatlı su milliyetçisi kardeşlerimizi çok utandırır!”
Bu sözlere ek olarak ben de birtakım şeyler söylemek isterim.
Mevzu köşe yazarı falan değil.
Mevzu, Serkan Gürtürk’ün cemiyet başkanı olması.
Kimin düzeni değişti?
Kimi oraya getirmek istediler?
Ya da birileri yine düğmeye bastı da onların istediği ne?
Ben 13 yıl yazılı basında, yerel ve ulusal anlamda görev yaptım. Basın sektöründe kimin kaç okka geldiğini çok iyi biliyorum.
Cemiyet seçimleri öncesinde, seçime girme gibi bir düşüncesi olduğunda Serkan Gürtürk ile uzun uzun bu konuları konuşmuştuk.
Yaşadıklarımı ve kendisinin de birtakım olayların içine sürüklenip her anlamda eleştirinin odağında olacağını söyledim.
Bu saate kadar üstlendiği cemiyet başkanlığı görevini en iyi şekilde yapmaktadır.
Serkan Gürtürk, çalışkanlığı ve azmi ile bu seviyelere gelmiştir.
Dışarıda olan kişi ya da kişiler de almışlar eline sazı, olmadık işlerin peşine düşüyorlar.
Ulaşamadığınız yerler için birilerinin günahını almayın.
Rahmetli Mehmet Topal ve Eşref Turan gibi çalışkan cemiyet başkanları vardı.
Daha sonra Yunus Çelik’in kurduğu bir başka cemiyet ile Elazığ’da iki cemiyet oluştu.
Cemiyetlerin çokluğu bir anlam ifade etmiyor.
Ne çalışma yapmışsın?
Kimin derdiyle dertleşmiş, kimin sevinciyle sevinmişsiniz?
Esas amaç; protokolde yer almak, hava atmak ve “cebimi nasıl doldururum” hesabı yapanlar da var.
Bırakın çalışan çalışsın ve engel olmayın.
Bu memleketin başına ne geldiyse, arkadan iş çevirenler yüzünden gelmiştir.
Başka iller her alanda ilerlerken, biz ise birbirimizi nasıl eleştirelim ve ayağına nasıl balta vururuz diye hesap yapıyoruz.
Serkan Gürtürk’ü yeni tanımıyorum.
Futbol hakemliği yaptığım dönemde aynı devreydik ve babası Bahri hocam da birçok maçımda gözlemciliğimi yapmıştır.
Gazete sahibi olması, açık hava reklam şirketinin bulunması ve cemiyet başkanı olması hiçbir şeyi değiştirmez.Biz onu mesleğini hakkıyla yapıp yapmadığına bakarız.
Böyle ucuz hesap yapan sinsi kişilikler var ne yazık ki şehrimizde.
Birileri üzerinden Serkan Gürtürk’ün ayağına oynayacaksanız, bunu yüzüne karşı yapın.Film fırıldaklık yapmayın.
“At çamuru izi kalsın” siyaseti yine devreye girdi…
Ama doğru duvar yıkılmaz.Serkan Gürtürk bu şehrin değeridir.Vatan, bayrak ve devlet kırmızı çizgisidir.Bunu sizde çok iyi biliyorsunuz!!!