ALGI POLİTİKASI GÜDÜLÜYOR
Ahmet POLAT
24 yıl aradan sonra Dünya Kupasına katılan A Milli takımımız cumartesi günü prestij maçına çıkacak.
Gruplara kalmak için 3 maç yapıp alınan puanlara göre bir yol haritası çizilecekti. Daha maçlar başlamadan ülkemizde yoğun bir ilgi oluşurken erkenden televizyon ekranlarına çıkma hesapları yapılırken; işler tam tersine döndü.
İlk maçta sahada olmayan futbolcularımız, ikinci maçta rakibin 10 kişi kalmasını ve yeni değişen kural gereği ihtar alan oyuncunun 1 dakika kenarda kalmasıyla birlikte rakip takım 9 kişiyle bize karşı çok iyi bir savunma yaptı.
Gel gelelim son oluşan tabloya…
Gruplara veda eden bir kadro.
Ülke genelinde her kesim tarafından sarıp sarmaladığımız ‘’Bizim çocuklar’’.
Neler yaşandı da bu duruma geldik.
Eski futbolcular, teknik direktörler ve yorumcular 2 maç üzerinden analizlerini yaptılar ve yapmaya da devam ediyorlar.
Bence yapılan tüm eleştiriler de yerinde ve haklı eleştiriler.
Anlamadığım tek konu da federasyon başkanının yapılan eleştirileri tam olarak anlamadan tepki vermesi.
Fatih Terim gibi hayatı futboldan ibaret olan ve her aşamada ülke futboluna katkı sağlayan birisini eleştirilmesi.
Olumlu yönden yapılan analiz farklı bir boyuta taşındı. Ama yine de Fatih Hoca youtube kanalından eleştirilerin üzerini kapatması tüm kesimin takdirini topladı.
Amerika’ya giden Milli Takım kafilesini sözlü olarak eleştiren taraftarlara da hak vermiyor değilim ama iş bu boyuta neden geldi.
Hiç kimse kendinden pay biçmiyor ve gündem değiştirmek için devşirme oyuncu transfer etme yoluna gidiyorlar.
‘’Oyuncularda ruh kalmadı’’ sözü bence de tam isabetli bir kelime.
Dünya Kupası tatil yapılacak bir yer değil.
2002 turnuvasına katılan oyuncuların değerlendirmelerini dinlediğinizde siz bile o ruhu ve heyecanı yaşıyorsunuz.
Şenol Güneş’in takım elbisesini ve oyun taktiğini eleştireceğinize sahadaki kazanma hırsına bir bakın da kendinize ders çıkarttın.
Oyuncu kalitesi kötü değil ama bizi bizden birisi anlar.
Montella alacağı paraya ve verilen villaya bakar.
Ülkemizde artık şu yabancı hayranlığını bir kenara bırakın.
Süper ligdeki durumları ve Mircea Lucescu ne kattı ki milli takıma yerine Vincenzo Montella getirildi.
Federasyon seçimleri sonrasında kürsüden yapılan değerlendirmede hocayı göndereceğiz sözü bana ait değil.
Evet Dünya kupasına katılmada etkili oldu fakat, yerli bir hoca ile de çok rahatlıkla istediğimizi alırdık.
Şimdi ne olacak peki; Avrupa’da ülkemizi temsil eden oyuncularımız takım arkadaşlarının maçlarından dönmesini mi bekleyecekler?
İnter, Real Madrid ve Juventus gibi önemli kulüpler bizim oyuncularımıza ne durumla bakacak ve değerlendirecekler.
Futbolun başına futbolun içinden gelenler yapmalı.
İş adamları ve parası olanların durumu bu oluyor.
Yeni nesil gençlerin alınan sonuçla futbol sevgisini neden yok ediyorsunuz?
Arda Güler formalarını giyen çocuklar artık futbol izlemez hale geldiler.
Bu sahneyi biz mi yaptık?
Şapkayı önünüze alın ve hatalarınızdan sıyrılın.
Amerika dönüşü istifanızı verin ve eleştirileri bitirin.