AĞIZ VE GÖZLER KAPALI, KULAKLAR DUYMAZ DURUMDA
Ahmet POLAT
Bu başlığa göre artık birilerinin kalemi ele alması ve doğruları yazması gerekiyor.
Spor ile ilgili dile getirdiğimiz yazılarda her bir birey kendince konuşulan o spor ile ilgili muhakkak bir cevabı ve tartışma ortamı yaratabiliyor.
Tıp alanında acaba ameliyathaneye girerek bura böyle müdahale etmek gerekir diyebilen var mı acaba?
Sporun hemen hemen her alanında ve her branşında yer aldım.
Elazığspor maçlarını muhakkak bir teknik adam ya da eski futbolcularla izlemeyi tercih ederim. Onlardan farklı bir bakış açısı ile maçı izlemeyi severim.
Sporculuk, hakemlik, antrenörlük, temsilcilik ve de yöneticilik yapmama rağmen burada bu hata var diye ahkam kesmedim.
Gel gelelim ki sahalarda ve salonlarda herkes uzman olmuş fakat düzeltme noktasına geldiğinde de aman beni karıştırma bu işlere deyip kenara çekilen çok kişilerle karşılaştım.
Kimisi duayen, kimisi uzman, kimisi emektar diye diye Elazığ’da spor adına bir şey konuşamıyor ve bir şeyler yapamaz hale geldik.
Milli sporcu diye stadyumlara giren kişiye bakıyorsunuz milli hiçbir yarışı yok.
Üst liglerden kendisine teklifte bulunan kişilerin telefonlarına cevap vermeyip başka başka bahaneler süren mi dersiniz.
Üniversiteyi paralı, yatay geçişi şaibeli ve dil sınavını nasıl geçtiğini herkes bilirken birden spor uzmanı kesilenler mi dersiniz.
İşi bilen kişilere de ‘’Şortlu fotoğrafı bile yok’’ gibi kalıplaşmış sözlerle işin içinden çıkma durumu yaratanlar mı dersiniz.
Şimdi sen niye bu konuları dert ediyorsun diyen kişileri tahmin ediyorum.
Onlar da benim gibi sporu seven ve haksızlığa dayanamayan kişiler.
Ama birilerinin artık ‘’Kral çıplak’’ demesi lazım.
İlkokul eğitimi almış kişilerin üniversite seviyesindeki kişilerle dalga geçer gibi tavır sergilemesi ve yalanlarla bazı kapıları açtırıp kendini farklı göstermesine birileri dur demeli.
Herkes HADDİNİ bilecek.
Ne işle meşgul oluyorsa olsun.
Klavyeye iki dokunuşla gazeteci olanlar,
Ekranlara çıkıp iki kelime söyleyenler duayen spor uzmanı,
Sahaya çıkıp iki düdük çalanlar kendisini FİFA hakemi,
Uyduruk diploma alanlar da kendisini Milli takım antrenörü sanıyor yaaa
İşte ben bunlara sinir oluyorum.
Herkes susmuş kafasını kuma gömmüş.
Sporu spordan anlamayanlar mı yön verecek?
Herkes üzerine düşen eleştiriyi alsın.
Ben bu konularda hatalıysam beni de sonuna kadar eleştirin.
HAKEMLER GÜNDEMDEN DÜŞMÜYOR
Yeni sezon dedik ve yeni sayfa açalım dedik ama hakemler kaldığı yerden hata yapmaya devam ediyorlar.
Hangi birini söyleyelim; taçtan ofsayt verenimi yoksa geri pastan oyunu devam ettiren mi?
Bariz gol, kırmızı kart ve şiddetli hareket gibi çok önemli kuralları es geçen hakem hakemliğini sonlandırsın bence.
İkili mücadeleden, ofsayt pozisyonu ve topun oyun alanını terk etmesi ya da etmemesi gibi durumlar hakemin iyi yer alması ve yardımcı hakemler ile olan iletişimi ile çözüme kavuşabilecek bir durum.
Fakat süper lig maçında sen taçtan gelen topa ofsayt kaldırıyorsan olay bitmiştir.
Büyük takımlar hep hakemlerden dert yanıyor.
Haklı olarak kulübe milyon dolar harcamaları ve taraftarlarına karşı bir şampiyonluk armağan etme durumları var.
Ama hakemler son 8-9 sezondur hep hata hep hata.
Bahis denildi, adamcılık denildi, yapı denildi ama gidenlerin yerine gelenler hiç mi iyi hakem çıkmaz.
Süper lig ve temsilcimizin bulunduğu 2. Lig maçlarını takip ettiğimiz kadarıyla futbolcuların performansı yerine hakemlerin hatalarını tartışır olduk.
Adana deplasmanında canlı olarak izlediğimiz maçta biz neden hakem hatasını konuşalım.
Galip gelindiği için gündeme pek taşınmadı.
İlk yarıda yardımcı hakemin önünde gelişen atakta kalecinin ceza alanı dışındaki pozisyonu nasıl görmezsin.
Amatör hakemler bu hakemleri izleyerek kendilerini geliştiriyorlar.
Oradaki pozisyonu oynatan hakem abisi gibi ilimiz amatöründeki genç hakem de aynı olayı tekrar etse maç ilk dakikada tatil olacak.
Yazımın başında dile getirdiğim gibi herkes işini yapacak ve üstlendiği görevi layığı ile yapacak.