SINIRLARIN ÖTESİNDE BİR GÜÇ, EZBER BOZAN BİR LİDER
'Sılehi Aşireti Lideri Mehmet Alayı Atlı' ile gündeme dair…
Doğu’nun zorlu coğrafyasında liderlik, yalnızca bir unvan değil; omuzlarda taşınan ağır bir sorumluluk, nesillerden süzülüp gelen köklü bir mirastır.
Bölgenin köklü ve kalabalık toplumsal yapılarından biri olan Sılehi Aşireti’nin lideri Mehmet Alayı Atlı, bu mirası yalnızca taşımakla kalmıyor, aynı zamanda onu çağın şartlarına göre yeniden yorumlamaya çalışıyor.
Hakkâri’den Van’a, sınırın öte yakasına uzanan geniş bir coğrafyada tanınan Atlı; bir tarafta köklü aile ve akrabalık bağlarını, diğer tarafta eğitim, gençlik, ticaret ve bölgesel kalkınma gibi çağdaş dinamikleri ön plana çıkarıyor.
Geleneksel yapının değişen toplumla birlikte dönüşmesi gerektiğini savunan Atlı, aşiretlerin geleceğini eğitimli gençler, ekonomik kalkınma, hukuk ve devletle güçlü bağlar üzerinden değerlendiriyor.
Özellikle “Terörsüz Türkiye” sürecinin bölge açısından oluşturabileceği fırsatlara dikkat çeken Sılehi Aşireti Lideri Mehmet Alayı Atlı ile Doğu’nun dünü, bugünü ve geleceğini konuştuk.
Kendisine teşekkür ediyor, bu özel söyleşimizi okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.
---
“BÖLGENİN KALKINMASI KALICI HUZURDAN GEÇİYOR”
Irak’taki ticari varlığınız ve yatırımlarınız nedeniyle bölgeyi yakından bilen birisiniz. “Terörsüz Türkiye” süreciyle birlikte sınır ötesi ticaretin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Mehmet Alayı Atlı: Irak ile yıllardır devam eden ticari ilişkilerimiz, köklü akrabalık bağlarımız ve iyi komşuluk hukukumuz sayesinde her geçen gün güçleniyor.
“Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” süreciyle birlikte bu ticari bağların çok daha büyük bir ivme kazanacağına inanıyorum.
Güvenli ve istikrarlı ticaret yollarının kalıcı şekilde açılması, yalnızca tüccarlarımıza değil, bütün bölge halkına yeni fırsatlar sunacaktır.
Çünkü bölgenin kalkınması, kalıcı huzurdan geçmektedir.
---
“DEĞİŞİME AYAK UYDURAMAYAN TOPLUMLAR YOK OLMAYA MAHKÛMDUR”
Siz sık sık “Aşiret yapısını çağa uydurmalıyız” diyorsunuz. Tam olarak neyi kastediyorsunuz?
Geçmişte aşiret yapısında daha ataerkil ve ağanın katı kurallarına dayalı bir yönetim anlayışı hâkimdi.
Bugün ise aşiret mensuplarımızın önemli bir bölümü eğitimli, dünyayı takip eden ve farklı düşüncelere sahip insanlardan oluşuyor.
Özellikle gençlerimizin dünya görüşleri değişti. Biz bu değişimi bir tehdit değil, zenginlik olarak görüyoruz.
Dünya değişiyor, toplumlar değişiyor. Bu değişime ayak uyduramayan toplumlar yok olmaya mahkûmdur.
Dolayısıyla geleneklerimizi korurken, çağın gereklerini de dikkate almak zorundayız.
---
“ADALETİN TECELLİ EDECEĞİ YER BAĞIMSIZ MAHKEMELERDİR”
Bölgede mahkemeye intikal etmeden çözülen birçok husumet var. İki aile karşı karşıya geldiğinde, devleti ve yasaları çiğnemeden uzlaşmayı nasıl sağlıyorsunuz?
Bizi biz yapan en önemli güçlerimizden biri, aile bağlarımızın sağlamlığı ve toplumdaki saygınlığımızdır.
Elbette toplumsal barışın ve uzlaşının sağlanmasına katkı sunabiliriz. Ancak herkes şunu çok iyi bilmelidir: Adaletin tecelli edeceği yer bağımsız mahkemelerimizdir.
Suç işleyen kişi, kanunlar karşısında cezasını çekmelidir.
Bizim liderlik anlayışımızın temelinde de devlete ve hukuka bağlılık vardır. En zor şartlarda dahi bu anlayışı aşiretimizin her ferdine benimsetmeye çalışıyoruz.
---
“HAKKÂRİ, BÖLGENİN ÖNEMLİ TİCARET MERKEZLERİNDEN BİRİ OLABİLİR”
Hakkâri uzun yıllar “haritanın bittiği yer” olarak görüldü. Oysa Irak ve İran’a açılan konumuyla önemli bir lojistik merkez olma potansiyeline sahip. Bu potansiyel neden bugüne kadar tam anlamıyla değerlendirilemedi?
Hakkâri, İran ve Irak üçgenindeki stratejik konumuyla aslında başlı başına önemli bir ticaret merkezidir.
Yıllarca sınır ötesi ticaretimizin ve kadim aşiret bağlarımızın önündeki en büyük engel terör belası oldu.
“Terörsüz Türkiye” sürecinin bu tarihi handikapları ortadan kaldıracağına inanıyorum.
Çok yakın bir gelecekte Hakkâri başta olmak üzere bölgemizin ve ülkemizin çok daha büyük bir ticaret potansiyeline kavuşacağını düşünüyorum.
Bununla birlikte kalıcı huzurun da tesis edilmesiyle bölgenin ekonomik kaderi değişecektir.
---
“DEVLETİMİZE YÖNELİK TEHDİT HİSSETTİĞİMİZ AN ŞAHSİ MENFAATLERDEN VAZGEÇERİZ”
Sınırlar çizildi ancak aşiretlerin akrabalık bağları kopmadı. Irak, İran ve Suriye’deki akrabalarınızla olan bu bağlar kriz dönemlerinde bir avantaj mı, yoksa sorumluluk mu getiriyor?
Akrabalık bağlarımız şüphesiz çok kuvvetli ve köklüdür. Ancak bizim için devletimizin bekası ve kanunlarımız her şeyin üzerindedir.
Devletimize yönelik en ufak bir tehdit hissettiğimiz anda, gözümüzü kırpmadan bütün şahsi menfaatlerimizden vazgeçeriz.
Irak, İran ve Suriye gibi komşu ülkelerde bulunan akrabalarımızla olan kültürel ve ticari bağlarımızı, ülkemizin çıkarları doğrultusunda değerlendirmeye çalışıyoruz.
Terör unsurlarını kesinlikle bunun dışında tutuyoruz.
Sahip olduğumuz kültürel, ticari ve akrabalık ilişkilerinin ülkemiz açısından stratejik bir avantaja dönüşebileceğine inanıyoruz.
---
“GENÇLERİMİZ KENDİ TOPRAKLARINDA YEŞERMELİ”
Aşiret mensubu binlerce genç bugün İstanbul, Ankara ve yurt dışında yaşıyor. Büyükşehirdeki bir Sılehi genci ile Hakkâri’de yaşayan genç aynı değerleri koruyabiliyor mu? Bu durum bir kopuş yaratıyor mu?
Bölgemizin en büyük gerçeklerinden biri genç nüfusumuzdur.
Ne yazık ki uzun yıllar devam eden terör olaylarının da etkisiyle gençlerimiz işsizlik gibi önemli bir sorunla karşı karşıya kaldı. Bu durum hem aşiret mensuplarımızın hem de Hakkârili gençlerimizin büyük şehirlere ve batı illerine göç etmesine neden oldu.
Bu zorunlu göç, geniş aile yapımızı ve kadim kültürel dokumuzu elbette etkiliyor.
Ancak umutluyuz.
“Terörsüz Türkiye” süreci ve “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme” anlayışıyla bu makûs talihin değişeceğine inanıyorum.
Gençlerimizin Hakkâri’nin eşsiz doğasında, devlet destekli üretim projeleriyle kendi ekonomik özgürlüklerine kavuşmalarını istiyoruz.
Gençlerimiz başka şehirlerde gelecek aramak zorunda kalmasın; kendi topraklarında üretsin, kazansın ve kendi topraklarında yeşersin.
---
“HERKES İYİ BİR TÜCCAR OLABİLİR, AMA HERKES GERÇEK BİR VATANSEVER OLAMAZ”
Mehmet Alayı Atlı ismi gelecekte nasıl bir mirasla anılsın istiyorsunuz? İyi bir tüccar olarak mı, yoksa ezber bozan bir lider olarak mı?
Benim gençlerimize her zaman söylediğim temel bir gerçek var:
Devletine ve milletine faydalı bir birey olmak, her türlü şahsi menfaatin üzerindedir.
Şunu asla unutmamalıyız; hayatta herkes iyi bir tüccar olabilir, herkes makam sahibi olabilir. Ancak herkes gerçek bir vatansever olamaz.
Ben gençlerimizden kişisel hırslarını değil, vatan sevgisini merkeze alan bir anlayışı kendilerine örnek almalarını istiyorum.
Bırakacağımız en büyük mirasın da bu anlayış olduğuna inanıyorum.
“Terörsüz Türkiye” vizyonu ve “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme” ilkesi, hiçbir ayrım gözetmeden 86 milyon vatandaşımızın hayatına olumlu yönde dokunabilecek tarihi bir adımdır.
Ülkemizin huzuru ve aydınlık yarınları için yürütülen bu sürecin mimarları Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz.
---
Röportaj: Sayın Mehmet Alayı Atlı, öncelikle bu samimi ve kapsamlı söyleşi için teşekkür ediyorum.
Mehmet Alayı Atlı: Ben teşekkür ederim. Memleketimizin dününe, bugününe ve aydınlık yarınlarına ışık tutan bu güzel söyleşi için emeğinize sağlık. Tüm okurlarınıza Hakkâri’den selam ve sevgilerimi iletiyorum.
Röportaj:Galip Önlü