Er'den Önemli Tespit Elazığ Gerçek Otobanı Hakediyor
Elazığ ın sorun ve problemlerine kalıcı ilkeli fikirler sunarak vizyoner bakış açısı kazandıran Sosyolog/Siyaset bilimci Ali Dursun Er yine önemli bir konuyu gündeme getirdi.
Şehirlerin gelişmesi ve kalkınması adına Elazığ'ın otoban sistemine geçmesi gerektiğini ifade eden Er gerekçelerini anlatarak yapılması gerekenleri anlattı.
Sosyolog/Siyaset bilimci Ali Dursun Er sosyal medyada paylaştığı paylaşımda şu görüşlere yer verdi;
Sevgili dostlarım, saygıdeğer büyüklerim,
kıymetli Elazığlılar.
Aracınızla veya farklı karayolu taşıma araçlarıyla seyahat ederken Malatya’ya, Diyarbakır’a ya da Bingöl’e doğru yola çıktığınızda ilk dikkatimizi çeken şey nedir?
Geniş, pürüzsüz, çift şeritli, orta refüjlü bölünmüş kaymak gibi yollar…
Sanki otoban gibi akıp gidiyor.
Kavşaklar düzenli, ışıklar, yol kenarları düzgün.
“Vay be, burası da otoban olmuş” diye iç geçiriyorsunuz.
Ama yol kenarında tabelaya baktığınızda gerçek ortaya çıkıyor. D-300, D-260, devlet yolu…
Otoban tabelası yok. Niye?
Neden bu şehrin çevresinde“otoban gibi” yollar var da gerçek otoban yok?
Aslında mesele basit bir eksiklik değil; Türkiye’nin karayolu politikasının, coğrafyanın ve ekonominin kesişim noktası.
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün resmi verilerine göre Elazığ’da sıfır kilometre otoyol var.
Evet, Otoyol haritalarında şehrimiz hâlâ “bölünmüş yol” liginde başa oynuyor.
Oysa batıda, İstanbul-Ankara-İzmir üçgeninde otobanlar mantar gibi bitiyor. Mersin-Şanlıurfa otoyolu 2026’da tamamlanıyor, Ankara-Niğde-Kırıkkale bağlantıları devreye giriyor.
Peki Elazığ neden dışarıda kalıyor?
Birincisi coğrafya. Doğu Anadolu dağlık, sismik, engebeli. Tam standart otoban yapmak demek, tüneller, viyadükler, heyelan önlemleri demek. Maliyeti katlıyor.
İkincisi trafik hacmi.
Verilere göre Nüfusumuz 500 bin civarı, sanayi ve lojistik potansiyelimiz yüksek ama gene verilere göre henüz “otoban hak edecek” yoğunlukta değiliz. Devlet önce yüksek getirili, yüksek trafikli koridorları önceliklendiriyor.
Üçüncüsü de yatırım sırası. Son yıllarda Elazığ’a büyük paralar harcandı: Güney ve Kuzey Çevre Yolu bağlantıları, Pertek Köprüsü, Harput yolu bölünmüş yol haline getirildi, Malatya-Elazığ arası sürekli iyileştiriliyor.
Merkezde Belediyemiz tarafından 2026 “asfalt yılı” ilan edildi, güzel ve gayretli çalışmalar titizlikle devam ediyor. Öte yandan Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü’nün çalışmaları ve projeleri devam ediyor.
Yani “otoban yok” derken aslında kaliteli yol var ancak; güvenli transit bölünmüş yol yok” diyoruz.
Ama dürüst olalım, bu durum can sıkıcı. Malatya’dan gelen tır şoförü “burası otoban gibi” diye gazlıyor, sonra birden yan yollara, köy bağlantılarına açılıyor ve tehlike başlıyor.
Gerçek otoban olsa hem hız artacak, hem kaza oranları daha da azalacak, hem de LOJİSTİK MERKEZİ olma hayalimiz gerçek olacak.
Narlı-Malatya-Elazığ otoyol projesini yıllardır uygulamaya alınmasını ümid ediyoruz.
Bingöl-Muş-Van’a uzanacak bir doğu koridorunun parçası…
Ulusal mecralardan yerel forumlara kadar herkes “Ne zaman?” diye merak ediyor.
Cevap hâlâ “plan aşamasında”.
Elazığ ve bölge insanı olarak hakkımız yok mu?
Bence var. Sizce ?
Şehrimiz lojistikte stratejik konumda.
Doğu ile batı arasında köprü, deprem sonrası yeniden yapılanmada her anlamda örnek.
Eğer 16 ilin lojistik merkezi olmayı hedefliyorsak, sanayide milyon dolarlık yatırımları ve yatırımcıyı çekmeyi planlıyorsak“otoban gibi” yetmez, otoban şart.
Belki de sesimizi daha yüksek çıkarmalıyız. Milletvekillerimizden, valimizden, belediyemizden 2026’da sadece asfalt değil, şehrimiz ve bölgemiz için otoyol da öncü olmasını da istiyoruz.
Bu talebin gerekçelerini net bir şekilde ortaya koymalıyız ki ilgili bakanlıklar ve devletimizde karar verici makamlar gereğini yapsın. Aksi taktirde verilen teşvikler yapılması planlanan sanayi yatırımlarının bir tarafı hep eksik kalır.
“Otoban gibi” ile idare etmiyoruz artık.
Gerçek otobanı da hak ediyoruz"dedi.