Şuan sitede 1475 kişi var.                                                                                    

Ana Sayfa
Üyelik
Başlangıç Sayfanız Yapın
Sık Kullanılanlara Ekle
İletişim Bilgisi
 

Sağlık Eczanesi

.

Tel :

0 (424) 218 10 64

Fırat Eczanesi

.

Tel :

0 (424) 212 40 11

»

Nöbetçi Eczane Tam Liste

»

Bağlantılar Tüm Liste

Sizin Dünyanız Hangisi ?

Kitap Tanıtımını İçin Tıklayın

Ajan Salt

Tarihi : 03.09.2010
Sinema : Saray Sinemaları
Sinema Tel : 247 77 55

Başlangıç

Tarihi : 03.09.2010
Sinema : Saray Sinemaları
Sinema Tel : 247 77 55

Büyükler

Tarihi : 03.09.2010
Sinema : Saray Sinemaları
Sinema Tel : 247 77 55

Son Hava Bükücü

Tarihi : 27.08.2010
Sinema : Saray Sinemaları
Sinema Tel : 247 77 55
 

 

22.10.2009

Mehmet Karaaslan

 

 Köşe Yazarlar

Ayrılık

“AYRILIK”

         TRT, son yıllarda oldukça güzel projelere imza atıyor. Uzun ve tartışmalı geçen “vekâleten yürütme” döneminin ardından 2007 yılında asaleten Genel Müdürlük görevine atanan İbrahim Şahin, “Temiz Ekran” sloganıyla başlamıştı ilk icraatlarına. TRT, programlarındaki kalite yanında yayın ağını genişleterek 10 televizyon kanalı, 6 ulusal, 6 bölgesel, 1 yerel, 2 uluslararası radyo kanalı, 30 dilde internet haberciliği ile sesimizi tüm dünyaya duyuran etkin ve güvenilir bir kurum konumuna geçti.
         Tartışma programlarındaki seviye kadar müzik- eğlence programlarındaki kalitesiyle reyting raporlarına pek yansımasa da gizli bir reyting rekoru yakalayan TRT; tarih, halk bilimi, kültür- sanat içerikli belgeselleriyle de göz dolduruyor. TRT’nin yapımlarının mükemmelliğinin testi ise programların tekrar tekrar yayınlanmasına rağmen her defasında kendisini izlettirebilmesindeki başarısıdır.
         TRT yine önemli bir yapımı yayın akışına kattı. Kattı katmasına ama ortalık da bir anda karışmış oldu.
        İsrail askerlerinin Gazze’de Filistinli çocuklara reva gördükleri şiddetin konu edindiği Ayrılık” adlı dizi İsrailli yetkililer tarafından “çok manidar” bulunmuş ve “Yahudi düşmanlığı” yapılıyor diye sert tepkiler verilmiş. Hatta İsrail Dışişleri Bakanı Lieberman, “Bu, ciddi bir provokasyondur” demiş. Halkın büyük bir “travma” yaşadığını yazan gazeteler bile olmuş İsrail’de.
        Gerekçeleri de çok anlamlı ve düşündürücü: “ Film içeriği bizim yaptıklarımızla bağdaşmıyor. Ayrıca halkı bu sahnelerle bize karşı tahrik ediyorsunuz. Düşmanlarımız bile bu olayları böyle göstermez”
        Aslında dizideki sahnelere bakılırsa İsrail bu konuda haklı. Gerçekten onların yaptıklarıyla pek de örtüşmüyor. Zira yıllardan beri süregelen bu vahşet ve katliamlarla dizide gösterilenlerin fazlası yapıldı. İsrail’in orta doğuda bir çıbanbaşı olduğu günlerden beri huzur ve güvene hasret kaldı Filistinli çocuklar. Sudan sebeplerle büyük bir acımasızlık örneği sergilenen vahşetler yaşandı bu topraklarda. Tüm dünya bu vahşeti sadece izleri ve sadece dozu yumuşak bildirilerle kınadı. Akan masum Filistinliler için başta birleşmiş Milletler olmak üzere kimsenin kılı kıpırdamadı. Şimdilerde ise bu kadar zulüm ve katliamı dünya gündeminde olan bir “vaka” olarak görüp bunu dizinin ana konusu yapan TRT’ye ve onun şahsında Türk Hükümetine ateş püskürüyor İsrail.
       Danışmanlığını Ortadoğu ve İslam dünyası konusundaki araştırmalarıyla tanımakla birlikte objektif olduğuna inandığımız Yeni Şafak Gazetesi yazarı Hakan Albayrak’ın yaptığı “Ayrılık - Aşkta ve Savaşta Filistin” dizisinin yapımcısı Selçuk Çobanoğlu: “Ana haber bültenlerindeki görüntüleri yan yana ekleyin ve bizim dizimizin yanına koyun birebir aynı.” diyerek herhangi bir abartının söz konusu olmadığını ortaya koyuyor.
        Halk, İsrail’in diziye tepki vermesini hem saçma hem de gerçeklerle yüzleşmekten kaçma olarak görüyor. Zira İsrail’in Filistinlilere yaptıklarının fotoğrafları internet ortamında herkes tarafından görüldü. Bu gerçekleri kimse ne inkâr edebilir ne de gizleyebilir. Dizinin girişinde “söz konusu olaylar ve şahıslar hayal ürünüdür” dense de gösterilenlerin hepsi gerçek hepsi yaşanmışlıklardan hareketle senaryolaştırılmış sahneler. Kim inkâr edebilir bir babanın kucağındaki çocuğunun hunharca öldürüldüğünü, hamile kadınlara olmadık işkenceler çektirildiğini.
      Kaldı ki bugüne kadar dünya kamuoyuna yaptıkları vahşetin gerekçelerini ve amaçlarını bile açıklama ihtiyacı duymayan İsrail, “Biz Filistinli çocukları öldürmüyoruz, zulüm etmiyoruz” da demiyor. Sadece pervasızlıkla ölçü ve sınır tanımadığının bir dizi aracılığıyla senaryolaştırılıp yayınlanmasından şikâyette bulunuyor.
        Bu tartışma etrafında ortaya çıkan bir de gerçek var. Rahmetli Yücel Çakmaklı ömrünü “milli sinema” hayaliyle tüketti. Sinemanın ne kadar etkili bir silah olduğunu ve bunu olumlu yönde kullanmamız gerektiğini savundu durdu. Ardından Mesut Uçakan ve Salih Diriklik aynı hayalle yanıp tutuştular yıllarca. Ama milli konularda mangalda kül bırakmayan sözüm ona duyarlı kesim; yazlıklarına, arabalarına ve keyfe keder harcamalarına zafiyetlerinden dolayı katkı vermek yerine hep kulak tıkadılar yedinci sanatın etkinliğine ve yaptırım gücüne.
      Şimdi İsrail’in verdiği tepkiden de anlıyoruz ki sinema öylesine yabana atılır bir sanat dalı değil. Bazen on binlerce kişinin katıldığı dev mitinglerden daha etkili olabiliyor. Binlerce köşe yazısı ya da makaleden daha keskin mesajlar verebiliyor tüm dünyaya. Umarız bu olaydan hareketle sinema ve televizyon dizilerine önem ve katkı verenlerin sayısı daha da artar. Bugün resmi bir duruşu olan TRT’den daha özgür ve daha cesur filmler yapar ve dünyaya mesajını bu sanat dalı üzerinden verir.

 Yazarın Diğer Köşe Yazıları

Demokratik Anayasa     /  15.04.2010

Ayrılık     /  22.10.2009

Elazığspor da Yeni Dönem     /  30.09.2009

Ramazan Bu Yıl Farklı Yaşanıyor     /  24.08.2009

Surda Gedik, Fikirde Çığır     /  27.05.2009

Doğalgaz, Tam Gaz     /  08.05.2009

Kültür Merkezi Yükseliyor     /  28.04.2009

  1 |

  Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Elazığ Haber Ayrıntı